MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/12/2010 gün ve 2008/137-2010/856 sayılı kararı onayan Daire’nin 11/06/2012 gün ve 2011/4005-2012/10190 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalılar ile müvekkili banka arasında akdedilen genel ticari kredi sözleşmesi gereği davalı asıl borçlu ...'ye kredi kullandırıldığını, diğer davalıların sözleşmede müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığını, kredi taahhütlerinin yerine getirilmemesi sebebi ile krediye bağlı hesabın kat edildiğine dair ihtarname keşide edilmesine rağmen davalıların borcu ödemediklerini ileri sürerek, 40.000,00 TL ana para, 20.086,35 TL faiz ve 1.004,32 TL BSMV olmak üzere toplam 61.090,67 TL'nın, asıl alacağa işleyecek cari kredi temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, yargılamaya katılmamış, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, kredi çekilen dekont üzerindeki müşteri imzasının varlığının yapılan işlemin usulüne uygun olduğu sonucunu doğurmayacağı, dekont ve tediye fişlerindeki imzaların hile yoluyla alındığının anlaşıldığı, Savcılık soruşturma dosyaları ve banka müfettiş raporlarından, banka görevlisi ...'nun büyük çaplı usulsüz işlemler neticesinde zimmet fiilini işlediğinin sabit olduğu, görevlinin kasasında mudilere ait imzaları içeren boş tediye fişlerinin bulunduğu, davacı bankanın görevlisinin müşteriler ile iyi ilişkilerine dayanarak açığa imzalı tediye fişlerini kullanmak suretiyle hesaplarda usulsüz işlemler yaptığı, davacı bankanın bir güven kurumu olması itibariyle çalıştırdığı yetkili kişilerin işlemlerinden sorumlu olduğu, davalı ... vekilinin duruşmadaki kısmi ikrarını içerir beyanı ile davalı tarafın kabulünde olduğu üzere banka çalışanının usulsüz işlemleri neticesinde kullandırılmış gözüken 40.000,00 TL ana paradan sadece 19.500,00 TL'nın davalı tarafa ödendiği, davalı taraftan ancak 19.500,00 TL ana para ile eklerinin istenebileceği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 19.500,00 TL ana para, 9.928,72 TL faiz, 496,44 TL BSMV olmak üzere toplam 29.925,16 TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, ana paraya 3095 Sayılı Kanunu'nun 2/2.maddesi gereğince dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, karar düzeltme isteyen davacı vekilinin harç ve cezadan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 05/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy