MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Hasımsız olarak görülen davada ... . Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.04.2012 tarih ve 2012/298-2012/325 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hamili olduğu bononun, dava dışı ... ve ... A.Ş. elemanlarının güveni kötüye kullanmak suretiyle zimmetlerine geçirdiklerini, şu anda senedin kimde olduğunun bilinmediğini ileri sürerek iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 383. maddesinde çekişmesiz yargı işleri ile ilgili olarak aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesinin görevli olacağı, ancak ticaret hukukunda yer alan çekişmesiz yargı işleri bakımından asıl görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu, ticaret mahkemesinin bulunmadığı yerler bakımından ise asliye hukuk mahkemesinin görevli kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili ve görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1086 sayılı HUMK ile 6762 sayılı ...'nın yürürlükte iken açılan işbu dava, kıymetli evrak iptali istemine ilişkin olup, 6762 sayılı ...'nın 4. maddesi uyarınca ticari davadır. 6762 sayılı ...'nın 5/1. maddesinde, dava olunan şeyin değerine göre sulh mahkemesinin de ticari davalarda görevli olduğu belirtilmiş, 2. fıkrada ise yalnızca ticaret mahkemesinin kurulu bulunduğu yerlerde ticari davalara ticaret mahkemesinin bakacağı belirtilmiştir. Bu durumda 6762 sayılı ...'nın 5/1. uyarınca ticari davaya bakmakla görevli sulh hukuk mahkemesinin görevsizlik kararı vermesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy