MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.04.2012 tarih ve 2012/173 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, müvekkilinin ..., ... Şubesi'ne ait 05/04/2012 keşide tarihli, 24.750,00 TL miktarlı çekten dolayı alacaklı olduğunu, çekin karşılıksız olması nedeniyle tahsil edilemediğini ve alacağın rehinle de temin edilmemiş olduğunu ileri sürerek, alacakları için borçlunun taşınır, taşınmaz ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, karşı tarafa tebligat yapılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ihtiyati haciz talebine konu çekin keşide yerinin ... olduğu, borçluların adreslerinin ... Ticaret Mahkemeleri yetki hudutlarında bulunduğu, ihtiyati haciz kararının infazının bu yerlerde yapılacağı gerekçesiyle, istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Talep, çeke dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz talepleri hakkında, İİK'nun 258 ve 50. maddeleri gereğince yetkili mahkeme tarafından karar verileceği düzenlenmiş ve bu konuda HUMK’nun (Yeni HMK) yetkiye ilişkin hükümlerine atıf yapılmıştır. Buna göre kamu düzenine ilişkin yetki halleri müstesna olmak üzere mahkemenin yetkili olup olmadığını re’sen inceleyip değerlendirmesi mümkün değildir. Yetki itirazının borçlunun hazır olduğu hallerde borçlu tarafından yapılması, borçlunun yokluğunda verilen kararlarda ise İİK'nun 265. maddesi gereğince borçlunun yaptığı itirazda ileri sürülmesi gerekmektedir. Somut olayda ise borçlunun bu yönde bir beyanı ya da itirazı söz konusu olmamasına karşın yetki hususu mahkemece dosya üzerinden yapılan incelemede kendiliğinden gözetilmiştir. Oysa ki isteme konu olan alacak çeke dayalı olduğundan kamu düzenine ilişkin bir yetki hali mevcut değildir. Bu itibarla, mahkemece istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden alacaklıya iadesine, 14.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy