MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/03/2012 tarih ve 2010/458-2012/113 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı Yavuzlar Şekerleme Gıda San. ve Tic. A.Ş ile akdedilen sözleşmeye istinaden ticari kredi kullandırıldığını, işbu kredi borcundan mahsup edilmek üzere, davalı borçlunun cirantası bulunduğu çek de dahil bir grup kıymetli evrakın müvekkili bankaya temlik cirosu ile verildiğini, Yavuzlar Şekerleme Gıda San. ve Tic. A.Ş.'nin kredi borçlarını vadesinde ödememesi nedeniyle hesap kat edilerek noterlikten ihtarname keşide edildiğini, dava konusu çekin ödenmemesi üzerine çek keşidecisi davalı hakkında ... 5. İcra Müdürlüğü'nün 2008/6480 sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus yolla takip başlatıldığını, işbu çekle ilgili ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2010/22 esas, 2010/100 karar sayılı dosyasında 6 aylık zamanaşımı süresi içinde işlem yapılmadığından bahisle, takibin geri bırakılmasına karar verildiğini ve kararın Yargıtayca onandığını ileri sürerek, 7 günlük dava açma süresi içerisinde zamanaşımı nedeniyle geri bırakılmasına karar verilen takip konusu alacağın karar altına alınarak takibin devamına karar verilmesini, mümkün olmazsa da alacağın davalıdan yıllık %27 faiz oranıyla tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çekin müvekkili davalı tarafından ...'a hatır çeki olarak verildiğini ve bu kişinin bu çeki ... şubesine tahsile verdiğini, bilahare ...'ın bankaya verdiği talimatla dava konusu çekin ...'a teslimini istediğini, çekin bu kişiye tesliminden sonra 10/02/2008 tarihli vade tarihinin müvekkilinin bilgisi dışında 10/08/2008 olarak değiştirildiğini ve Yapı Kredi Bankasına verildiğini, icra takibine başlanıldıktan sonra ... tarafından senette tahrifat yapıldığından dolayı icra mahkemesine dava açıldığını ve yargılama sonucunda ... hakkında açılan takibin iptal edildiğini, müvekkilinin yasal süreleri kaçırdığından tahrifata dayalı iptal davası açamadığını, buna rağmen davacı banka ile görüşerek ana paradan itfa ve hacizleri kaldırmak suretiyle 7.500,00 TL ödeme yaptığını, davacı bankanın çek üzerinde tahrifat olduğunu bilmesine rağmen ve 7.500,00 TL anlaşmasına rağmen işbu davayı açtığını savunarak davacının davasının reddine ve %40 icra inkar tazminatı ile mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, çekin verilmesine sebep olan 3. kişi Yavuz Şekerleme Gıda San. Tic. A.Ş'nin takip ve dava tarihi itibariyle halen çek bedelinden daha fazla borcunun bulunduğunun bilirkişi raporu ile sabit olduğu, sebepsiz zenginleşme davasında mahkemece çekin keşide tarihinin 10/02/2008 iken, 10/04/2008 tarihi yapılmasının, bu tarihe göre ibraz edilmesinin önemli olmadığı, keşidecinin TTK'nun 644 ve devamı maddeleri uyarınca çek bedelini lehtar veya cirantalara ödediğini ispat etmekle yükümlü olduğu, davalının bu şekilde çekin tamamını ödemeyip, 7.500,00 TL'yi daha sonra davadan önce ödediğinin sabit olduğu, bakiye kısmın ödenmediğinin de sabit olduğu, çekin keşide tarihindeki tahrifatın sebepsiz zenginleşme hükümlerinde yalnızca faizin başlangıcını tespit açısından önemli olduğu, davacının da faizin başlangıcı olarak çek tarihinin esas alınmayarak, dava tarihinden itibaren temerrüt faizi talep etmesi nedeniyle davaya bir etkisinin bulunmadığı, bu nedenle mahkemece 33.000,00 TL olan çek bedelinden, davadan önce yapılan 7.500,00 TL ödeme düşüldükten sonra davalının halen davacıya 25.500,00 TL borçlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmiş fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.720,85 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 354,70 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 16/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy