MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.05.2010 gün ve 2008/186-2010/243 sayılı kararı onayan Daire’nin 11.09.2012 gün ve 2010/15126-2012/13050 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin ''ŞÖLEN ASSORTMENT'' ibareli marka başvurusuna müvekkiline ait ''kent assortment'' ibareli marka gerekçe gösterilerek itiraz edildiğini, ... ... kararı ile tescil işlemlerinin devamına karar verildiğini, taraf markalarının esas unsurunun ''ASSORTMENT'' ibaresi olup, müvekkilinin ''ASSORTMENT'' ve ''KENT ASORTMENT'' ibarelerini uzun yıllar kullanarak ayırt edicilik kazandırdığını, ''ASSORTMENT'' ibaresi üzerinde müvekkilinin üstün ve öncelikli hakkı olduğunu, davalının kötüniyetli olup, müvekkili markasından haksız yarar sağlamayı amaçladığını ileri sürerek ... kararının iptaline, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, taraf markaların esas unsurlarının ''ŞÖLEN'' ve ''KENT'' ibareleri olup, ''ASSORTMENT'' ibaresinin herkesçe kullanılan tanımlayıcı bir ibare olduğunu, davacının kötüniyetli olarak hareket ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, her iki markada yer alan tanımlayıcı nitelikteki ''ASSORTMENT'' ibaresinin ayırt edicilik özelliğinin bulunmadığı, taraf markaları arasında görsel, sesçil ve kavramsal yönden benzerlik olmadığı, aksi yöndeki bilirkişi mütalaasının hukuki ve bilimsel temelden yoksun olduğu, davalı şirket başvurusunun kötüniyetli bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11/09/2012 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve HUMK. 438/1. maddesine göre duruşma yapma zorunluluğu bulunmadığı ve aynı maddenin .... bendi uyarınca da resen duruşma yapılmasına karar verilmemiş olmasına göre, davacı vekilinin HUMK.'nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK.nun 442.maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/.... maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 14.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy