MAHKEMESİ: ...FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.09.2011 tarih ve 2007/180-2011/181 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “...” adı altında faaliyet gösterdiğini, aynı zamanda bu ibareyi markasal olarak da kullandığını, müvekkilinin sektördeki faaliyetini engellemek isteyen davalının kötüniyetli olarak “...” ibaresini marka olarak adına tescil ettirdiğini, oysa davalının müvekkili ile aynı yerde “...” adı ile faaliyetde bulunduğunu, uzun yıllardır da bu ismi ve markayı kullandığını, davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne, muarazanın menine ve ....000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 2006 yılının başlarından itibaren müvekkilinin hükümsüzlüğü istenen markayı kullandığını, marka başvurusunu ise daha sonra yaptığını, müvekkilinin yanında sigortalı olarak çalışan davacının işten ayrıldıktan sonra kendi işyerini açtığını, müvekkilince söz konusu ibareyi kullanmamasına ilişkin ihtarnamenin gönderilmesi üzerine işbu davanın kötüniyetli olarak açıldığını savunarak, davanın reddini istemiş, birleşen davada ise karşı tarafın müvekkilinin tescilli markasına tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün önlenmesine, 30.000 TL manevi, 5.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının “...” işletme adı ile 25.06.2006 tarihinden itibaren çalışmaya başladığı, davalının ise bu tarihten önce "..." adı ile aynı sektörde faaliyet gösterdiği, davalının bu tarihten önce söz konusu ibareyi kullandığını kanıtlayamadığı, ibare üzerindeki öncelik hakkının davacıya ait olduğu, davacının işyerini açmasından hemen sonraki tarihlerde davalının ...'ye "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğu, işbu başvurunun iyiniyetli olmadığı, dolayısıyla davacının faaliyet konusu ile benzer hizmetler yönünden markanın hükümsüzlüğünün gerektiği, davalının kullanımının tescilli markaya dayandığından kendisinden manevi tazminat istenemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli markanın "..." emtiaları yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, diğer talepler ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 30,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı-birleşen davada davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 11,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-birleşen davada davacıdan alınmasına, ....03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.