MAHKEMESİ: ... 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/09/2011 tarih ve 2009/144-2011/363 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların ortak olduğu ... Tarım Ormancılık Tıbbi Bitkiler Gıda San. ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin yatırımları kapsamında 900 m²'lik fabrika binası inşaatı ve 4 adet makine alımına harcanan toplam 495.075,12 TL'nin 174.150 TL'nin Tarım Bakanlığı'nca hibe edildiğini, 320.095,12 TL'lik kısmının müvekkili tarafından finanse edildiğini, 11.04.2008 tarihli ortaklar kurulu kararı ile ortakların 10 gün içinde ve hisseleri oranında bu miktarı ödeyeceklerinin kararlaştırıldığını, davalının bu süre içerisinde ödeme yapmadığı gibi başlatılan takibe de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, 48.014,27 TL alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, % 40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, karar altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, fabrika binası ve makinelerin atıl vaziyette bulunduğunu, davalı toplantıda bulunmadığı için muhalefet şerhi düşmesinin mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan faiziyle birlikte 51.903,43 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle, takibin kısmen iptaline, takibin 48.014,27 TL asıl alacak, 3.889,16 TL işlemiş faizi üzerinden devamına, davalının asıl alacak üzerinden % 40 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, 11.04.2008 tarihli ortaklar kurulu kararına dayanarak iş bu davayı açmıştır. Bir sermaye şirketi olan limited şirkette ortakların sorumluluğu koymayı taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlı olup, bunun dışında ortağın şirket borçlarından dolayı sorumluluğu söz konusu değildir. Ancak somut uyuşmazlıkta olduğu gibi, yukarıda sözü edilen kurala rağmen davalının geçerli bir taahhüdü söz konusu ise bu taahhüdün gereğinin yerine getirilmesi gerekir. Davalı, davaya dayanak karar altındaki imzanın kendisine ait olmadığını savunmuştur. Bu durumda mahkemece, bu savunma üzerinde durulup imzanın davalıya ait
olmaması halinde bu kararın davalıyı bağlamayacağı, davacının şirketin borcunu ödemesi nedeniyle ödediği tutarı şirketten isteyebileceği nazara alınarak karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözönüne alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.