MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/.../2011 tarih ve 2009/183-2011/489 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı ...un asıl borçlu sıfatıyla, dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd. Şti. ve davalının ise müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla müvekkili bankayla genel ticari kredi sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşme kapsamında 30.000 TL meblağlı kredi kullandıklarını, noter kanalıyla gönderdikleri ihtarnameye rağmen borçluların kredi borcunu ödemediklerini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 7.500 TL'nın kredi tarihinden itibaren cari ticari kredi temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd. Şti'nden araç satın aldığını, bu nedenle davacı bankadan kredi kullandığını ancak borcunu ödediğini, kefil olduğu ...'u tanımadığını, davaya konu kredi sözleşmesinin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı banka yetkililerinin verilmemesi gereken bir krediyi, sahte noter satış belgelerine dayanarak tahsis ettikleri, davacı bankanın ağır kusurlu bulunduğu ve hiç kimsenin kendi kusurundan kendi lehine hukuki sonuç doğurucu işlem talep edemeyeceği, güven duyulması gereken bankanın basiretli bir tacir gibi hareket etmediği, Laloğlu Otomotiv yetkilileri hakkında da hazırlık tahkikatının devam ettiği ancak olayın üzerinden uzun yıllar geçmesine rağmen henüz davasının dahi açılmaması ve cezai yargılama süreci dikkate alınarak BK'nun 53. maddesi gereğince ceza dosyasının sonucunun beklenmesine gerek görülmediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı taraf harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, .../02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy