MAHKEMESİ : ... 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen ....04.2011 tarih ve 2010/105-2011/74 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1971 yılında kurulduğunu, 2003/19359 sayılı EKPAŞ ibareli markanın ise müvekkili şirket tarafından .../07/2003 tarihinde tescil edilmiş olduğunu ve bu markayı ... çapında tanıttığını, davalı şirketin müvekkili şirketin ünvanında yer alan ve tescilli markası olan EKPAŞ ibaresini aynen içeren ticaret ünvanını 09/04/1997 tarihinde tescil ettirdiğini, bu durumun 556 sayılı KHK kapsamında markaya tecavüz ve ... hükümleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini, faaliyet sahalarının faklı olmasının yasaya aykırılığı ortadan kaldırmayacağını, ileri sürerek davalıya ait ticaret ünvanının, müvekkili şirketin önceki tarihli ticaret ünvanı ve markası aleyhinde iltibas suretiyle marka tecavüzü ve haksız rekabet yarattığının tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet fiillerinin önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ve davalı ünvanının sicilden terkinine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, 556 Sayılı KHK'nın tescilli marka için tanıdığı tekel haklar ile ....'nun ticari ünvana ilişkin hükümleri gereğince aynı ibarenin aynı ticari faaliyetler için .... şahıslarca tesciline önceki hak sahibinin itiraz ve dava hakkı mevcut ise de; bu hakkın kullanımı Yargıtayca Avrupa Birliği'nin markalara ilişkin uyum direktivinde belirtilen hükümlere paralel yorumla 556 sayılı KHK'nın 42/1-a maddesinin uygulama alanı genişletilerek sessiz kalma ile hak düşümü durumu, tanınmış olmayan markalar ve ticari ünvanı da kapsayacak şekilde genişletildiği, söz konusu istikrar kazanmış uygulamaya göre tescilin kötü niyetle gerçekleştiği kanıtlanmamışsa 5 yıllık süre geçirildikten sonra açılan davaların hak düşümü nedeniyle reddi gerektiği, davalının ticari ünvanı 1997 yılında tescil edilmiş olup, sicil kayıtlarından faaliyetlerinin kesintisiz sürdüğü, dava ise tescil tarihi 1997 den 14 yıl sonra 2010 yılında açıldığı, davacı 14 yıl boyunca sicil kayıtlarını takip etmediği gibi Kırıkkale'de faaliyet gösteren davalının ticari ünvanını kötü niyetle tescil ettirdiğine dair herhangi bir delilde sunmadığı, isim benzerliği kötü niyete karine oluşturmayacağı, ticari unvanın terkinine ilişkin talebin reddi gerektiği gibi bizzat davacının davalının ibareyi marka olarak kullanmadığını kabul etmesi ve tescilli ticari unvanın kullanımının ticari ünvan veya marka haklarına tecavüz oluşturmaması gerekçesi ile davanın reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.