(1086 S. K. m. 8)
Dava: Hasımsız olarak görülen davada Gelibolu Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.12.2011 tarih ve 2011/416-2011/734 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Gelibolu Akbank Şubesi'ndeki hesabından 10.06.1993-29.06.2007 tarihleri arasında kullanılmak üzere verilen çek yapraklarından 17 tanesinin bankaca iadesinin istendiğini, müvekkilce tam olarak bilinememekle birlikte söz konusu çeklerin hamillerine yapılan ödemeler neticesinde onlardan alınıp yırtılmış olabileceğini ve bu nedenle de çeklerin bankaya iadesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, zayi nedeniyle çek yapraklarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, keşidecinin zayi nedeniyle çek iptali davası açamayacağı, boş olan çek yapraklarının kıymetli evrak niteliğinde olmadığı, söz konusu çeklerin ele geçirenlerce doldurulması halinde hak iddia edenlere karşı menfi tespit davası açılabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, kambiyo senetlerinin zayi olması nedeniyle iptallerine ilişkin olup, 04.08.2011 tarihinde açılmıştır. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan HUMK'nun 8 inci maddesinde sulh hukuk mahkemesinin görevi belirlenmiştir. Buna göre dava konusu çeklerin miktarları belli olmadığından işbu davaya bakmak Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi'nin görevine girmekte olup, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy