MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../.../2011 tarih ve 2011/184-2011/418 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2009/71593 sayılı “I AM THE BOSS+şekil” ibareli 18,..., ..., sınıflarda tescilli marka başvurusunun dava dışı bir şirkete ait tanınmışlık kaydı bulunan “BOSS “ esas unsurlu markalar redde dayanak gösterilerek 556 sayılı KHK’nun 7/1-b ve ı maddeleri uyarınca ... ...’nun 2011/M-966 sayılı kararı uyarınca nihai olarak reddedildiğini, oysa markalar arasında benzerlik olmadığını, müvekkilinin markasındaki şekil unsurunun ayırtedicilik kattığını, redde dayanak markanın tanınmış marka olmadığını ileri sürerek, ... ...’nun kararının iptalini, başvurunun ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilince yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu başvuru ile redde dayanak markalar bütün olarak değerlendirildiğinde BOSS ibareleri benzer ise de davacı markasındaki şekil unsurunun belirgin şekilde öne çıktığı, markalar arasındaki benzerlik olgusunun ilk bakışta ayırt edilemeyecek ölçüde olmadığı, markanın KHK’nun 7/1-b maddesi uyarınca reddine dair ... kararının yerinde olmadığı, redde dayanak markanın ... nezdinde tanınmışlık kaydı bulunduğu belirtilmiş ise de buna ilişkin somut delillerin dosyaya ibraz edilmediği, bilirkişi raporunda da redde dayanak markanın tanınmışlık kaydı resen bulunmuş ise de bu kaydın 1997 tarihli olduğu, halen bu kriterlerin devam edip etmediğinin dosya kapsamından anlaşılamadığı, KHK’nun 8 m maddesi uyarınca başvurunun reddi, başvuru ilana çıktıktan sonra itiraz üzerine yapılması gereken nispi tescil engeli olarak öngörülmüş iken ...’nin başvuru ilana çıkmadan ve henüz itiraz dilekçesi sunulmadan resen harekete geçmesinin yetki aşımı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve esasen 556 sayılı KHK’nin 7/1-i bendinin anılan KHK’de marka tescilinde mutlak red nedeni olarak düzenlenmiş olması nedeni ile maddenin atıf yaptığı Paris Sözleşmesinin 1. mükerrer 6. maddesi ve TRIPS 16. maddesi koşullarının varlığı halinde ... tarafından re'sen dikkate alınacağından mahkemenin anılan red sebebinin ... tarafından ancak itiraz halinde dikkate alınması gerektiğine ilişkin görüşü isabetli değil ise de, somut uyuşmazlık bakımından başvuru konusu işaretle redde mesnet işaretlerin içerdikleri yazı ve şekil unsurları itibariyle aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer olarak nitelendirilemeyeceklerinden 556 sayılı KHK’nin 7/1-(b) bendi koşullarının oluşmaması ve iptali istenen ... ... kararın da tanınmışlık bakımından aynı maddenin (i) bendine göre yapılan değerlendirmenin de yeterli bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.