MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/.../2011 tarih ve 2010/377-2011/359 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortağı olduğunu, 2009 yılı olağan genel kurulunun 20/05/2010 tarihinde şirket merkezi adresinde yapıldığını, bu olağan genel kurul toplantısının ortak ... mirasçılarının genel kurula davet edilmemesi, yönetim kurulu başkan ve üyeleri için takdir edilen aylık ücretin yüksek olması ve şirket ortaklarının şirketin yaptığı işlerle aynı faaliyette bulunulması yönündeki itirazın kayıt altına alınmaması sebeplerinden dolayı usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, genel kurulun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, toplantıya ait davetin kanun ve ana sözleşmeye uygun olduğunu, davacıların dava açma haklarının bulunmadığını ve kötüniyetli olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, toplantı davetinin kanunun öngördüğü şekilde yapıldığı, şirket ortaklarından ...'in vefatı üzerine mirasçılarının tamamının toplantıya çağrısı yapılmamış ise de, ...'nun 381. maddesi uyarınca çağrılmayan pay sahiplerinin alınan kararın iptali davası açmaya haklarının olması ve davacıların ...'in mirasçıları olmaması nedeniyle ve yine genel kurul sırasında çağrıda usulsüzlük olduğunun ileri sürülmemiş olması ve ...'in hisse miktarının kararların alınmasında etkili miktarda olmaması nedeniyle davacıların bu yöndeki iddialarında haklı olmadıkları, yönetim kurulu başkanı ve üyeleri için belirlenen ücretin fahiş olmadığı, ...'nun 334. ve 335. maddeleri göz önüne alındığında ...'nun 334. maddesindeki yasaklamanın sadece yönetim kurulu üyelerine ilişkin olduğu, davalı şirkete ait 2003, 2004, 2005, 2006, 2007, 2008 ve 2009 tarihinde yapılan genel kurul toplantılarında yönetim kurulu üyelerinin şirket faaliyeti konusuna giren işlerle iştigal etmesine oybirliğiyle karar verildiği ve davacıların bu süreç içinde bu yöndeki kararlara dava açmadığı ve kötüniyetle 20/05/2010 tarihli toplantıda bu maddeye muhalefet ettikleri ve iddialarında haklı olmadıkları, bu nedenlerle genel kurul toplantısında alınan kararların iptal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Anonim ortaklıkların genel kurullarında alınan kararların, geçersiz olması hali ile oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya yetkili olmayan kimselerin karara iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, 6762 Sayılı ETTK’nun 381/1-1 nci bendi uyarınca toplantıya katılan üyenin karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir. Oylama öncesi yapılan görüşme sırasında, sonradan alınacak karara esas olması muhtemel bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımamaktadır. Muhalefetin, görüşülen öneriye değil, alınan karara karşı yapılması gerekmektedir.
Davacı ortaklardan ...'in, davalı şirketin 20.05.2010 tarihli genel kurulunda gündemin 7. maddesi görüşülürken, henüz oylamalara geçilmeden önce yönetim kurulu başkan ve üyeleri için belirlenen aylık ücretleri çok fazla bulduğunu belirterek itiraz ettiği ancak aynı maddede oylanarak kabul edilen yönetim kurulu için kararlaştırılan ücretlere karşı muhalif kalındığı, ...’nun 381. maddesinde öngörüldüğü şekilde tutanağa geçirilmiş değildir. Yine davacı ortaklardan ..., gündemin .... maddesi görüşülürken söz alarak, şirketin odun kömür faaliyetinde bulunmasını istemediğini ve şirketin yaptığı işlerle şirket ortaklarının aynı faaliyette bulunmasına karşı olduğunu belirtmiş ancak şirket ortaklarına ...'nun 334. ve 335. maddeleri uyarınca yetki verilmesine ilişkin gündemin 9. maddesi oylanarak kabul edilmiş olup bu karara karşı muhalif kalındığı, yine ...’nun 381. maddesinde öngörüldüğü şekilde tutanağa geçirilmemiştir. Mahkemece, kural olarak genel kurulda alınan kararlara karşı peşinen muhalefetin geçerli olmadığı ve dava dilekçesinde ileri sürülen diğer iptal sebeplerine ilişkin olarak alınan kararlara muhalif kalındığının ...’nun 381. maddesinde öngörüldüğü şekilde tutanağa geçirilmemiş olduğu ve yine toplantıya çağrılmayan pay sahiplerinin alınan kararların iptalini isteyebilecekleri gözetilerek, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekirken esasa girilerek davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de, verilen karar sonucu itibariyle doğru olmakla davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin itirazlarının açıklanan gerekçeler ve reddi ile sonucu itibariyle yerinde olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy