MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.10.2011 tarih ve 2008/199-2011/299 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin ... Belediyesi ...'nin (...) denetim kurulu üyeleri, davalı ...'ın 1999-2004 dönemindeki yönetim kurulu başkanı diğer davalı ...'in genel müdürü olduğunu, ... ile ... arasında 31.12.1998 tarihinde bimsblok satışı konusunda bayilik protokolü düzenlendiğini, seçimlerin ardından davalıların müşterek imza ile dava dışı ...'ye çektiği ihtarname ile protokolün yok sayıldığını bildirdiklerini, bunun üzerine ... tarafından ...'ye karşı sözleşmenin haklı sebep belirtilmeksizin uygulanmaması ve karşı akit şirketle ihtilafın şirketin menfaatleri doğrultusunda giderilmemesi nedeniyle dava açıldığını, dava sonucunda ... aleyhine karar verildiğini ve kararın onandığını, 1.600.000,00 TL ödeme yapmak zorunda kalacağını, şirketin zararına neden olan eski yönetim kurulu başkanı ve şirket genel müdüründen zararın tahsili gerektiğini ileri sürerek, 1.600.000,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, TTK'nun 309/4 maddesine göre davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacı tarafça davaya dayanak yapılan ve davalılar tarafından dava dışı şirketlerle yapılan sözleşmelerin feshi tarihinin 10/06/1999 olduğu, davanın 23.07.2008 tarihinde açıldığı, anılan maddede öngörülen ceza zamanaşımı süresinin varlığının da iddia edilmediği, davalılar yönünden fesih tarihi ile dava tarihi arasındaki 5 yıllık sürenin geçtiği, TTK'nun 309. maddesi gereğince davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı ... 'a yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalılardan ..., davaya cevap vermemiş ve zamanaşımı definde bulunmamıştır. TTK'nun 309. maddesinde gösterilen süreler hakdüşürücü süre olmayıp zamanaşımı süresi olduğundan ancak davalının süresinde zamanaşımı definde bulunması halinde gözönüne alınabilir. Mahkemece bu davalı yönünden de yazılı şekilde zamanaşımı nedeniyle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretlerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı ... 'a yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin vekalet ücretlerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 15.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.