MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/.../2011 tarih ve 2008/510-2011/459 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı Çeliksoy Yağ ve Gıda Ltd. Şti. arasında düzenlenen kredi sözleşmesi ile adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını ancak şirketin söz konusu borcu ödeyemediğini, ipotek teminatlarının da yeterli olmadığını, davalılardan MDC Gıda Ltd. Şti.’nin 2006 yılında kurulduğunu ve kurulu adresi olarak bildirilen adreste diğer davalının ikamet ettiğinin belirlendiğini, davalı gerçek kişinin dava dışı şirketin ortaklarının annesi ve eşi olduğunu, davalı şirket ortaklarından Muharrem ...’un hisselerini büyük oranda diğer davalıya devrettiğini, dava dışı şirket ortaklarının müvekkili bankaya olan borçlarını ödememelerine karşın işlerini davalı şirket üzerinden yürütmeye devam ettiklerini, bu şekilde namı müstear ve muvazaa kurumlarından yararlandıklarını, davalı şirketin tüzel kişilik perdesinin aralanması ile durumun ortaya konulabileceğini ileri sürerek, 1.932.420,44 TL’nın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça, davalı şirketin dava dışı şirket ortakları tarafından yönetildiği olgusunun ve davalı şirkette yapılan hisse devri işleminin muvazaalı olduğunun kanıtlanamadığı, şirketlerin faaliyet konularının aynı olmadığı ve aralarında organik bağ bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 27.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.