MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen .../.../2011 tarih ve 2011/233-2011/454 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından hırsızlık rizikolarına karşı sigortalanan müvekkiline ait işyerinde hırsızlık olduğunu, talep edilmesine rağmen davalı tarafından hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 6.000 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile ....107,... YTL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dosyada mevcut ekspertiz rapor tarihi olan 29.05.2006 tarihi rizikonun gerçekleştiğini belirleyen belgelerin davalı sigortacıya ulaştığı tarih olarak kabul edilmiş, 30 günlük süre bu tarihten itibaren işletildiğinde, 30 günlük sürenin 29.06.2006 tarihinde sona erdiği ve zamanaşımının bu tarih itibarı ile dolduğunun kabulü gerekeceğinden ve ıslah ise 31.07.2008 tarihinde yapılmış olmakla ... yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra yapılıp davalı tarafça da açıkça ıslahının kabul edilmediği belirtildiğinden zamanaşımı süresinden sonra yapılmış ıslah talebinin reddi ile dikkate alınmaması ve dava dilekçesinde talep edilen miktara bağlı kalınarak hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.000,00-TL nin eksper rapor tarihi olan 29.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ıslah dilekçesi ile talep edilen bölümün reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, reddedilen miktar üzerinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinde ve ilk kararda reeskont faizine hükmedilmiş olup bu kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmemesiyle, davalı yararına usuli müktesep hak teşkil etmesine göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
...-Dava, mahkemece 6.000TL üzerinden kabul edilmiştir. Bu miktar üzerinden harç alınmasına fazla harcın da iadesine karar verilmesi gerekirken, hüküm kısmının (...) nolu başlığında “Peşin alınan 204,00-TL nisbi harç (peşin alınan 81,00-TL+ ıslahla tamamlanan 123,00YTL = 204,00-TL) mahsubu ile bakiye harç olan ve önceki kararımızda belirtilen 611,78-TL harcın davalıdan tahsil edildiği anlaşıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,” şeklinde karar verilmesi doğru değil ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın yukarıda ifade edilen, hükmün harç kısmının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:(1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Hüküm fıkrasının “...” nolu bendinin hükümden çıkarılarak yerine “Peşin alınan 815,78TL nisbi harcın 356,40TL'sinin mahsubuyla 459,38 TL bakiyenin istek halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine” ibaresinin eklenmesine kararın düzeltilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.