MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikir ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen ....11.2011 tarih ve 2010/162-2011/268 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerine ait olan “BESTWAY” ve logo şekil markalarının tüm dünyada tanınmış markalar olduklarını, bu markaların Paris Sözleşmesi kapsamında korunduğunu, bu markanın Türkiye’de tescil edilmemesine rağmen, davalının logo şekil markasını tescil ettirmek için başvuru yapmış olduğu tarihten önceki 2000 yılında markalarını taşıyan ürünlerin Türkiye’de satılmaya başladığını, davalı şirketin eski ortaklarından olan ...’in ise davacı şirketin Türkiye’deki yetkili satıcısı olduğunu, davalı şirketin kötü niyetli olarak dava konusu “logo+şekil” markasının devraldığını ileri sürerek, davalı şirkete ait markanın hükümsüzlüğüne ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin kötü niyetli olmadığını, davanın beş yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı markalarının dünyada ve davalı markasının Türkiye’deki tescilinden önce Türkiye’de tanınmış olduğu, davacı markasından haberdar olan dava dışı Abubekir İpek’in 2003 yılında davacı markasıyla benzer olan şekil markasını adına tescil ettirdiği, organik bağının da olduğu anlaşılan davalı şirkete bu markayı devrettiği, hem devir alanın hem de devredenin kötü niyetli oldukları gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, ....02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.