MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.06.2011 tarih ve 2011/88-2011/223 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ... şirketine sigortalı bulunan emtiaların, davalı şirketin sorumluluğunda bulunan araç ile nakli sırasında hasara uğradığını, tespit edilen 13.078,23 TL hasarın davacı tarafından ödediğini, davalının kusur oranına göre tespit edilen ve sigortalıya ödenen zararın davacıya ödenmemesi sebebiyle icra takibine girişildiğini, borçlunun itirazı üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek; icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı definde bulunmuş; davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, davaya konu hasarın gerçekleşmesinin nedeninin gönderici tarafından emtianın hatalı ambalajlanması, yüklenmesi, istiflenmesi ve sabitlenmesi olduğunu, usulüne uygun hasar ihbarı yapılmadığını, CMR'nin 17/4 maddesi gereğince müvekkili şirketin tazminat sorumluluğuna gidilemeyeceğini, meydana gelen kayıp ve hasara müvekkili şirketin sebep olmadığını, davacı tarafça sovtaj indirimi uygulanmadığını, hasarlı olduğu iddia edilen emtianın akıbetinin belli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, CMR'nin 32/1. maddesinde, bu sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların 1 yıl içinde açılması gerektiğinin hükme bağlandığı, sürenin kısmi ayıp, hasar veya teslimdeki gecikmelerde teslim etme tarihinden başlayacağı, davaya konu emtianın 19/07/2007 tarihinde alıcıya teslim edildiği, taşıma esnasında meydana gelen hasar nedeniyle ödenen bedelin rücuan tahsili için 22/10/2008 tarihinde icra takibine geçildiği, bu suretle CMR'nin 32/1 maddesi gereğince 1 yıllık sürenin dolmasından sonra icra takibine başlandığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy