MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../11/2011 tarih ve 2011/209-2011/382 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının "..." ibareli markasını tescil edildiği sınıflarda kullanılmadığını, ileri sürerek, davalı adına tescilli 2003/12782 sayılı markanın tescil edildiği tüm sınıflar yönünden 556 sayılı KHK'nin 14. ve 42.maddeleri uyarınca hükümsüzlüğünün tespiti ile markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davayı açmada hukuki yararının bulunmadığını, müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu bu nedenle 556 sayılı KHK'nin 14. ve 42.maddeleri uyarınca hükümsüzlüğünün talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı aleyhine "..."ibareli markalarına dayanarak marka hükümsüzlüğü davası açtığı, bu davada taraf markalarının emtia sınıflarının farklı olduğu tespit edilmişse de, ticaretle uğraşan davacının, davalı markasının tescilli bulunduğu sektörde de faaliyet göstermesinin mümkün olduğu ve bu durumda daha önce tescilli bir markanın engel oluşturacağı dikkate alındığında marka sicilinin arındırılmasında yani hükümsüzlük davası açmada hukuki yararı bulunduğu, davaya konu "..." markasının tescil edilmiş olduğu, 02.,03. ve 04.sınıflarda 556 sayılı KHK'nin 42/1-c maddesi yollaması ile 14.maddesi anlamında ciddi ve etkin bir şekilde kullandığının kanıtlanamadığı, 556 sayılı KHK'nin 14.maddesinde tanınmış markalar için özel bir hüküm bulunmadığı, tanınmış bir markanın da sahipleri tarafından kullanılma zorunluluğu bulunduğu, kullanılmadığı her mal/hizmet yönünden her zaman koşulları bulunduğu takdirde hükümsüzlüğünün istenebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne davalı adına tescilli 2003/12782 sayılı markanın hükümsüzlüğünün tespiti ile markalar sicilinden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy