MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen ........2011 tarih ve 2011/217-2011/360 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının “...” ibareli markalarını mesnet gösterek müvekkili aleyhine marka hükümsüzlüğü davası açtığını, davalının “...” ibareli markasını tescil edildiği sınıflarda 556 sayılı KHK'nin öngördüğü şekilde kullanmadığını ileri sürerek, davalı adına tescilli 2003/12794 sayılı markanın tescil edildiği tüm sınıflar yönünden 556 sayılı KHK'nin 14. ve 42/c maddeleri uyarınca hükümsüzlüğünün tespiti ile markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu markanın hükümsüz kılınmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, davaya konu markanın 36. ve 38. sınıflarda tescilli bulunduğu, davacıya ait “CASALUCE” ibareli hükümsüzlüğü istenen markanın ise 11. ve 35. sınıfta tescilli olduğunu, taraf markarının tescilli oldukları sınıfların farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı tarafın davaya konu markanın dava tarihinden geriye doğru beş yıl süre ile ciddi kullanımına dair kanıt sunmadığı, böylece davalıya ait markanın davanın açıldığı tarihten geriye doğru 5 yıl içerisinde 556 sayılı KHK’nin 14. maddesinde belirtilen şekilde kullanıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2003/12794 sayılı markanın hükümsüzlüğünün tespiti ile markalar sicilinden terkinine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, ....02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy