MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07...2010 tarih ve 2008/304-2010/332 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından açık ihale usulüyle 02...2003 tarihinde yapılan ihale sonucunda yazılım alım ihalesi uhdesinde kalan davalı ile sözleşme imzaladığını, ancak davalının sözleşme ve teknik şartnameye aykırı davranarak ihale ve bu ihale kapsamında bedeli ödenerek yaptırılan donanım ve yazılımları "ADUYBİS" markası adı altında tescil ettirdiğini, ancak ihale hükümlerine ve kapsamına göre ADUYBİS yazılımının da, bu proje uyarınca yapılan çalışmaların ve hazırlanan verilerin sonucu olarak gerçek hak sahipliğinin müvekkili idareye ait bulunduğunu ileri sürerek, davalının 9, 35 ve 42. sınıf mal ve hizmetler için tescil ettirdiği ADUYBİS markasının hükümsüzlüğüne ve şimdilik 5.000.00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının taleplerinin akdi, yasal ve hukuki hiçbir dayanağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı tarafça marka olarak tescili yaptırılan “ADUYBİS” ibaresi üzerinde davacının sözleşme kapsamında öncelikli hak sahibi olduğu, sözleşme ve şartname içeriğinde ADUYBİS ibaresi bulunmamakta ise de kesin kabulün yapıldığı 28.06.2004 tarihinden kısa bir süre öncesinden itibaren, idareye teslim edilen edimler paketi içindeki ADUYBİM ve ADUYBİS ibarelerinin davacı tarafça fiilen kullanıldığı, Afyonkarahisar Valiliği’nin kamu güvenliği ile ilgili bir hizmet birimi olan Acil Durum Yönetimi ve Bilgi İşlem Merkezi’nin "ADUYBİM" ve "ADUYBİS" ibaresini 09.03.2004 tarihinden bu yana kullandığı, davalının, davacıdan bağımsız olarak bu ibareyi yarattığına ilişkin bir delil bulunmadığı, ibarenin yüklenilen hizmetin özelliğine göre kurulan birimin baş harfleri kullanılarak belirlenip davacıya teslim edildiği, davalının, verilerin telif haklarının davacıya ait olduğunu kabul ettiği ve ibareyi sözleşmeyle yüklendiği iş nedeniyle, iş sahibinin hizmetine uygun bir şekilde oluşturup davacıya teslim ettiği, ADUYBİS isminin kullanımının, taraflar arasındaki sözleşme ve eki şartname kapsamında davacıya ait olduğu, markanın hükümsüzlüğü yönünden 556 sayılı KHK'nin 8/...-5. maddeleri uyarınca nispi red nedenleri bulunduğu, tescilli markanın tescil
süresince davalıya koruma sağlayacağı ve bu süredeki kullanımın hukuka aykırı sayılamayacağı gerekçesiyle, davalı adına tescilli ADUYBİS markasının hükümsüzlüğüne, maddi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye ...,... TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 18.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy