MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01/11/2011 tarih ve 2011/180-2011/347 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin eşi...'ın davalı şirket bünyesinde bulunan dershanede öğretmen olarak görev yaptığı sırada öğretmenlere hisse satışı yapılacağının bildirildiğini, davalı şirket ile yapılan görüşmeler neticesinde 8 adet hisse karşılığında 40.000 TL'nin davalı ...'nun hesabına müvekkili tarafından havale edildiğini, buna rağmen müvekkilinin eşinin şirkete ortak olması için gerekli işlemlerin yapılmadığını, davalıların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sorumlu olduklarını ileri sürerek, 40.000 TL'nin davalılardan reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalılardan ...'nun davalı sıfatının, davacının ise davacı sıfatının bulunmadığını, eşinin şirkete ortak olması için para yatıran davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre müvekkillerinden talepte bulunmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı tarafından yapılan havaleye ilişkin dekontta açıkça gönderilen paranın ...'ın ortaklık hisse bedeline ilişkin olduğunun yazılı olduğu, davacı da parayı eşinin davalı şirketten hisse alması için gönderildiğini beyan ettiği, dava konusu edilen bedelin davacı tarafından dava dışı ...'ın nam ve hesabına gönderildiği, davacının dava sıfatının bulunmadığı, diğer davalı şirket yönünden ise, paranın şirket hesabına yatmadığı, davalı şirket tarafından her hangi bir sebepsiz zenginleşme oluşmadığı gerekçesiyle davalı ... hakkında açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı şirket yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 5,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, .../02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.