MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen ....08.2010 tarih ve 2010/225-2010/1164 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, keşidecisi dava dışı ... Afacan Alışveriş Merkezi Ltd. Şti. olan ....435,00 TL tutarlı çekin dava dışı Fırat Gıda Ltd. Şti. adına keşide edilmiş olduğunu, ciro olmaksızın sehven davalıya çek bedelinin ödendiğini ileri sürerek, ....435,00 TL’nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hukuki yararı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı bankanın dava konusu çeki iade etmediği ve keşideci tarafından da davacı banka hakkında açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı olarak açılan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı bankaya ibraz edilen dava konusu çekteki lehtar dava dışı Fırat Gıda Ltd. Şti.’dir. Çekin arkasındaki ilk ciro ise ... adlı kişiye aittir. Bu kişinin cirosu ile çekin davalı hamile verildiği görülmektedir. Bu durumda ciro zinciri kopuk olup, davalı yetkili hamil durumunda değildir. Bu hal karşısında, hataen muntazam ciro silsilesinin bulunduğunu zannederek ödeme yapan davacı bankanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre hamil olan davalıya rücu hakkı bulunmasına rağmen, yerinde olmayan gerekçeyle, davanın reddine verilmiş olması doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, ....02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.