MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../.../2011 tarih ve 2011/271-2011/853 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, şirketin kurucu ortağı olduğunu ve sermaye koyma borcunu yerine getirmediğini ileri sürerek davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına ve payının şirkete devredilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iki kişiden oluşan bir limited şirkette, ortaklardan birisinin şirketten çıkarılması hali, o şirketin infisahı sonucunu doğuracağından ve bu durumda diğer ortağın tek başına şirketin devamını veya şirketi devralmayı değil şirketin feshini istemesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ortağın sermaye koyma borcunu ödememesi nedeniyle ...'nın 529. maddesi gereğince açılan, ortağın şirketten çıkarılması talebine ilişkin olup, mahkemece dosya içerisinde bulunan şirket ana sözleşmesine göre şirketin iki ortaklı olduğu, iki ortaklı limited şirkette çıkma veya çıkarılmanın istenemeyeceği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Ancak mahkemece davacı şirketin kurulduğu tarihteki ana sözleşmeye bakılarak iki ortaklı olduğuna karar verilmiş ise de şirketin ticaret sicil kayıtları getirtilmemiş olup dosya kapsamından dava tarihi itibariyle şirketin kaç ortaklı olduğu anlaşılamamaktadır. Mahkemece çıkarılmanın istendiği dava tarihi itibariyle, davacı şirketin bağlı bulunduğu ticaret sicil memurluğundan şirketin ortaklarını gösterir şekilde, sicil dosyasının aslı veya onaylı örneğinin getirtilip, ana sözleşme ile karşılaştırılıp varsa değişikliklerin incelenmesi, dava tarihi itibariyle kaç ortağının olduğunun belirlenmesi ile oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ....02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy