(556 S. KHK. m. 1)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 31. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20/09/2011 tarih ve 2011/141-2011/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Davacı vekili, davada şirketin tekstil üretim ve pazarlama işi ile uğraştığını, diğer davalıların şirket ortağı olduğunu, davalı E.'ın Soccer markasının tasarlayıp geliştirdiğini ve bu markanın çeşitli şekillerde tescil edildiğini, davalının tekstil alanında faaliyet gösterdiğini, davalının hak sahibi olmadığı için iptal edilen markalara dayanarak mahkeme ve savcılık aracılığıyla müvekkili işyerlerinde arama ve el koymak işlemleri yaptığını, müvekkil şirketi taklitçi konuma düşürerek ticari itibarını sarstığını, söylentiler çıkararak yabancı müşteriler nezdinde güvensiz ve yasa dışı iş yapan şirket durumuna düşürdüğünü ileri sürerek toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiliyle müvekkillerine verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili adına tescilli markalar bulunduğunu, bu markalara dayanılarak sulh hukuk mahkemesinden tespit istendiğini, savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyuşmazlığa 556 sayılı KHK'nin uygulanması gerekeceği belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri; Fikir ve Sanat Eserleri Kanunuyla ilgili uyuşmazlıkların dışındaki patent, faydalı model, marka, endüstriyel tasarımların korunması hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamelerden doğan tüm davalar bakmakla görevlidir. Davacılar ise açtıkları bu tazminat davasıyla davalının ihbar ve şikayet hakkını kötüye kullandığını, müvekkilini taklitçi konuma düşürdüğünü, ticari itibarını sarstığını, çıkardığı söylentilerle, yabancı müşteriler nezdinde güvensiz ve yasa dışı iş yapan bir şirket durumuna düşürüldüğünü, ileri sürerek manevi tazminat istemiştir. O halde, doğru bir sonuca varabilmek için ihbar ve şikayet hakkının kötüye kullanılıp kullanılmadığı somut olayda tartışılacaktır. Bu hususun tartışılması ise ihtisas mahkemesine değil, genel Yetkili Mahkemeye ait olduğundan, Mahkemece davaya bakılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy