MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31...2011 tarih ve 2009/256-2011/536 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1948 yılından bu yana turizm sektöründe hizmet verdiğini, bu amaçla İpek Palas Otelinin işletmeciliğini yaptığını, 2009 tarihinde “Hotel İpek Palas” ibaresinin marka olarak tescilinin talep edildiğini ve davalıya ait “Hip İpek Palas Boutique Hotel” ibaresinin marka olarak tescil edildiğini öğrendiklerini, müvekkilinin öncelik hakkına sahip olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markasının tanınmış marka niteliğinin bulunmadığı, davacı başvurusunun başka bir tanınmış marka ile iltibasa neden olabilecek hüküm ifade etmeyen bir başvuru niteliğinde olduğu, davacının tanıtma olgusunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, öncelik hakkına dayalı marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Davacı tarafça davaya konu “Hotel İpek Palas” ibaresinin öncelikli olarak kendileri tarafından kullanıldığı iddia edilmiş ve bu amaçla öncelik hakkına ilişkin olarak deliller sunulmuştur. Dosya içinde mevcut davacı delilleri incelendiğinde, davaya konu ibare üzerinde davacı tarafın eskiye dayalı kullanımının bulunduğu ve bu kapsamda öncelik hakkının davacı tarafta olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim mahkemece alınan ilk bilirkişi raporundaki ayrık görüş ile ikinci bilirkişi raporu da bu yönde olup, mahkeme karar gerekçesinde yer alan tanınmışlık unsuruna ilişkin herhangi bir iddia da ileri sürülmüş değildir. Bu durumda iddianın ileri sürülüş şekline göre davacının marka üzerinde öncelik hakkının bulunduğunun kabulü ile sonuca gidilmesi gerekirken, hatalı hukuki değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy