MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.03.2011 tarih ve 2008/909-2011/118 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, ... dışında bulunan davacıların, davalılara ortaklık durum belgesi karşılığında 36.000 DM yatırdığını, davalı şirket temsilcileri tarafından paralarını istedikleri an geri alabilecekleri ve yüksek oranda kar verilebileceği taahhüdünde bulunulduğu, kısa bir süre sonra davacının ihtiyacı nedeniyle ödediği parasını talep ettiğinde ödeme yapılmadığını, davalıların bankacılık kanunu hükümlerini ihlal ettiklerini, ... grubu tarafından yapılan usulsüzlüklerin SPK ve diğer resmi kurum raporlarında açıkça anlatıldığını, davacıya hisse senedi teslimi yapılmadığını, şirket ortağı yapılmasının da hukuken mümkün olmadığını, davalı şirketle arasında kanuna uygun bir ortaklık ilişkisi bulunmadığını, davalı şirket yönetim kurulu başkanı ... ile diğer davalı yönetim kurulu üyelerinin de davacı zararından sorumlu olduklarını ileri sürerek, 36.000 DM alacağın bugünkü karşılığı 33.120 TL'dan şimdilik 6.500 TL'lık kısmının ödendiği tarihten itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline bu doğrultuda davalı şirketle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespiti ile mevzuata aykırı kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı gerçek kişilere husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini savunarak, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, sunulan delil ve belgeler ile ibraz edilen ortaklık durum belgesinin davalı şirketin ticari defter, kayıt ve belgeleri ile birlikte tayin edilecek uzman bilirkişi heyeti aracılığı ile inceleme yapılarak değerlendirilmesi, bu suretle davacının, davalı şirkette pay sahibi olup olmadığı ve keza inceleme sonucuna göre diğer davalılardan yatırılan bedelin iadesi talebinin yerinde olup
olmadığı hususlarının belirlenmesi bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, verilen kesin süreye rağmen davacı tarafça talimat ve bilirkişi incelemesi gideri yatırılmadığından davacının ileri sürdüğü iddialarının davalı defter kayıt defter ve belgeleri incelenmeksizin mevcut dosya kapsamı uyarınca sübut bulmadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, ....02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy