MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/.../2011 tarih ve 2011/191-2011/350 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı bankanın tasfiye memuru olarak görev yaptığını, 2003 yılı Haziran ayından Kasım ayına kadar herbir aylığı 4.000,00 TL olan tasfiye memurluğu ücretinin ödenmediğini ileri sürerek ....600,00 TL tutarındaki alacağının en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ... Yönetim Kurulu'nun 14.04.2003 tarihli kararı ile tasfiye memurluğunun yanısıra müvekkilinin yönetim kurulu başkanı ve genel müdürü olarak da atandığını, yine ... Yönetim Kurulu'nca bankalarda fonu temsil eden yönetim/denetim/ tasfiye kurulu üyelerine yapılacak ücret/huzur hakkı ödemelerinin en fazla bir görev için tevdi edilmesine karar verildiğini, davacının kurumdan tüm alacaklarını alarak ibraname düzenlediğini, ücret istenen dönem için verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle tasfiye işlemlerinin yapılamadığını, davacının bir alacağının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının aylık tasfiye memurluğu ücretinin 4.000,00 TL olduğu, dava konusu ettiği dönemler için ödenmediği, ibraz edilen ibranamenin tasfiye memurluğu çalışmalarına ilişkin olmadığı, davacı ile birlikte görev yapan diğer iki tasfiye memuruna dava konusu dönemler için de ücretlerinin ödendiği, ... Yönetim Kurulu'nun banka genel kurulunca belirlenmiş ücreti kaldırma yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle ....600,00 TL ücretin 31.08.2007 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...-Ancak mahkemece 3095 Sayılı Yasa'nın .../... maddesi gereğince avans faizi nispetinde temerrüt faizine hükmetmek gerekirken "Bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı"nda faize hükmedilmesi doğru olmamış ve hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar tarihinde yürürlükte olan 1086 Sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle,davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile (HÜKÜM) fıkrasının 1 nolu paragrafında yer alan "bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “ 3095 Sayılı Yasa'nın .../... maddesi gereğince avans faizi nispetinde temerrüt faizi” ibaresinin konulmasına ve kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy