MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/06/2010 tarih ve 2010/60-2010/354 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, EGS Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.'nin ...'ye devredilen EGS Bank A.Ş. ile bağlantlı olduğunu, 1997-2002 yılları arasında EGS Gayrimenkul Yatırım Ortakları A.Ş.'nin yönetim kurulu veya denetim kurulu üyesi olarak görev yapan davalıların şirkete verdikleri zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek; 5.100,00 TL nin temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 91.640.074,00 TL ve 22.539.578,00 USD ye çıkartmıştır.
Mahkemece, bir kısım davalılar yönünden mahkemenin 2004/839 Esas sayılı dosyasından tefrik edilerek yeni esasa kaydedilen eldeki davada, takip edilmemesi sebebiyle 16.03.2010 tarihinde dosyanın işlemden kaldırıldığı ve yasal süresi içinde yenilenmediği gerekçesiyle; davanın HUMK'un 409/5. maddesi hükmü gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemenin 2004/839 Esas sayılı dosyasında verilen tefrik kararı ardından yeni esasa alınan eldeki dosyada tensip zaptı düzenlenmiş, duruşma günü belirlenerek taraflara tebliğine karar verilmiştir. Dosyaya davacı tarafça masraf yatırılmadığından duruşma gününün taraflara tebliğe gönderilemediği belirtilmiş, mahkemenin 16.03.2010 tarihli celsesinde davacı vekilinin duruşmaya gelmemesi, bir kısım davalı vekillerinin davayı takip etmeyeceklerini bildirmeleri üzerine taraflarca takip edilmeyen davanın yenileninceye kadar mahkeme karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK'un 409. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, ardından 30.06.2010 tarihli kararla davanın açılmamış sayılmasına hükmedilmiştir. Dava açılmasıyla birlikte ya da eldeki dosyada olduğu gibi tefrik kararı üzerine yeni esas ile yargılamaya devam edildiği hallerde, oturum günü belirlenip taraflar hemen bu oturuma davet edildiklerinden 1086 Sayılı HUMK'un 409/II maddesi hükmü duruşma gününün belirlenmesinde uygulama alanı bulamamaktadır. Bu itibarla, bir davanın işlemden kaldırılmasına karar verilebilmesi için öncelikle davanın taraflarına usulüne uygun olarak tebligat yapılması, bundan sonra duruşma tarihinden haberdar olan tarafların mazeretsiz olarak oturuma katılmamaları veya katıldıkları halde davayı takip etmeyeceklerini beyan etmeleri gerekir. Mahkemece davacı tarafa oturum günü tebliğ edilmeden önce dosyanın işlemden kaldırılmasına daha sonra da üç aylık yasal süre geçtiği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK'un 409/5. maddesine aykırı olduğundan aksine kabulle verilen kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, .../02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy