MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/.../2011 tarih ve 2008/340-2011/548 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılar tarafından 02/.../2005 tarihli taşıt kredisi sözleşmesine dayanılarak 51.500 TL kredi kullanılmış olup kredi sözleşmesinde davalılardan ...'ın asıl borçlu, ...'ın ise müşterek boçlu ve müteselsil kefil olarak imzalarının bulunduğunu, ihtara rağmen bakiye alacağın ödenmediğini, ileri sürerek 7.000 TL alacağın faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... duruşmadaki beyanında, sözleşme altındaki imzanın kendisine ait olduğunu,... isimli şahsın kendisine kamyon alacağını söylemesi üzerine bankaya gidip kredi başvurusunda bulunduğunu, bankaca kredinin çıkmadığı bildirildiğini, savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, .../05/2010 ve 28...2010 tarihlerinde ... yönünden açılan davada işlemsiz ve takipsiz bırakıldığı ve bu tarihlerden itibaren ... aylık süre geçtiği, bu celselerde ... yönünden dosyanın işlemden kaldırılması yönünden bir ara karar oluşturulmamış ise de bu hususun tarafların leh ve aleyhine bir durum yaratmayacağı, bu davalı yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği, banka yetkililerinin verilmemesi gereken bir krediyi sahte belgelerle ve fotokopilere dayanarak kredi tahsis ettiği ve ...'ın satın aldığı belirtilen aracın satan kişinin Balabey Yıldız olmasına rağmen davalıya verildiği belirtilen kredinin davalı ...'e veya araç satın aldığı Balabey Yıldız'a verilmesi gerektiği halde Laloğlu Otomotiv Ltd.Şti hesabına aktarıldığı, bu anlamda davacı bankanın ağır kusurlu bulunduğu ve hiç kimsenin kendi kusurundan kendi lehine hukuki sonuç doğurucu işlem talep etmeyeceği hukukun genel ilkesi gereğince güven duyulması gereken bankanın basiretli bir tacir gibi hareket etmediği ve Laloğlu Otomotiv Yetkilileri hakkında da onlarca klasör olan hazırlık tahkikatının devam ettiği, gerekçesiyle davalı ...'a karşı açılan davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalı ...'e karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar mahkemece, davacı ve davalılardan ...' nın duruşmaya gelmediği tarihlerde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmemiş ise de, mahkeme bu konuda karar vermemiş olsa dahi dosyanın işlemden kaldırılmasını gerektiren hallerden birinin gerçekleştiği hallerde dosya işlemden kaldırılmış sayılacağından, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı taraf hazine olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 18.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy