MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/.../2011 tarih ve 2010/138-2011/397 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı banka nezdinde ....388.000 USD'lik ....07.2000 vade tarihli ithalat akreditifi nedeniyle akreditif hesabı açıldığını, akreditif bedeli üzerinden %4,5 oranında damga vergisinin davalı banka tarafından ödenip şirketlerine dekont edildiğini, taraflar arasında varılan mutabakat gereği vade tarihinin ... ay geriye çekildiğini, bu işlem gereği banka tarafından yeniden haksız bir şekilde 9.201,82 TL damga vergisi kesildiğini ileri sürerek, 9.201,82 TL'nin ....04.2000 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş; akreditifin iki ay öne alınması nedeniyle düzenlenen kağıdın maktu ve nispi damga vergisine tabi bulunduğunu, ... Valiliği Defterdarlığı'ndan alınan bilgi çerçevesinde ve 488 sayılı Yasa'nın Tablo ...-.../b pozisyonuna göre damga vergisinin belirlendiğini, bu yükümlülüğün davacı adına yerine getirildiğini, yapılan kesintinin haklı bir nedene dayandığını, bu nedenle sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, akreditifin öne alımı nedeniyle ikinci kez ödenmesi gerekli bir damga vergisi yükümlülüğünün bulunmadığı, bu ödemenin davacı adına yapılarak ona fatura edilmesi nedeniyle davacının ödenen bu vergi ve BSMV’si kadar zararının doğduğu, zarar nedeniyle davalının sorumlu tutulabileceği, taraflar arasındaki ilişki akreditifin sağlanması işi olup bunun taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkiden tamamen farklı bulunduğu, amir davacı ile görevli bankası arasındaki hukuki ilişki B.K’nın 386. vd. maddelerinin hükümleri uyarınca “vekalet” ilişkisi kapsamında değerlendirildiğinden bu hukuki ilişki nedeniyle her halükarda davaya konu zararın doğduğu an ile davanın açılma tarihi arasında beş yıllık zamanaşımı süresinin tamamlandığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy