MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 47. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen .../.../2011 tarih ve 2011/472-2011/378 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı şirketten kesinleşmiş mahkeme kararına dayalı olarak alacağının olduğunu, bu amaçla hakkında icra takibi başlattığını, davalı şirketin diğer davalı ... Kurulu Başkanlığı nezdinde teminatlarının bulunduğunu ancak davalı kurumun haczedilmezlik savunmasında bulunduğunu ileri sürerek, davalı şirketin Sermaye Piyasası Kurulu Başkanlığı nezdinde bulunan teminatlarının Sermaye Piyasası Kanunu'nun 34/5 maddesi gereğince haczedilmezlik vasfının kalmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Kurulu Başkanlığı vekili, aracı kurumlar tarafından yatırılan teminatların tüm alacaklıların alacaklarını temin amacını taşıdığını, bu amaçla öncelikle tüm alacaklıların belirlenerek gerekirse teminatın garameten paylaşılması yoluna gidilebileceğini, bunun için davalı şirketin iflasının istenmesinin gerekli olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu teminatın kurumun tüm alacaklılarının menfaatlerini korumak için muhafaza edildiği ve davacının tek başına yararlanması sonucunu doğuracak şekilde haciz ve tahsilat sağlanamayacağının yasa hükümleri gereğince açık olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Davacı tarafından davalı şirketin, diğer davalı ... Kurulu nezdinde bulunan teminatlarının haczedilmezlik vasfının kalmadığının tespiti talep edilmiş olup, eda davası açılabilecek yerde tespit davası açılmasında davacının hukuki yararının bulunmamasına göre, sonucu itibari ile doğru olan hükmün bu gerekçe ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile yerel mahkeme kararının 1086 sayılı HUMK'nun 438/9. maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.