MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 27. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/11/2011 tarih ve 2011/50-2011/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin ...'dan Almati-Kazakistan'a taşınacak travertine-mermer emtiasını Nakliyat Emtia Taşıma Sigortası ile davalı şirkete sigorta ettirdiğini, emtianın taşıma sırasında hasarlandığını, davalıdan hasar tazminatı istenmiş ise de taleplerinin kabul edilmediğini ileri sürerek, şimdilik 1.000 USD, ıslahla ....003,72 USD hasar tazminatının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasar ihbarının süresinde yapılmadığını, emtiadaki hasarın nakliye sırasında gerekli özenin gösterilmemesinden kaynakladığını, poliçedeki demiryolu klozu gereğince hasarın teminat dışında bulunduğunu, savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, poliçeye dayalı talep hakkının kural olarak dava dışı sigortalıya ait olduğu, davacının ise sigorta ettiren olup sigortalı sıfatı bulunmadığı gibi, sigortalının zararının kendisi tarafından karşılandığını ve sigortalının alacağını temlik aldığını ispatlayamadığı, kaldı ki davanın hiçbir aşamasında bu yönde bir iddiasının da olmadığı gerekçesiyle, aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı ... nezdinde nakliyat rizikolarına karşı sigortalı emtianın hasarlanması nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle sigorta ettiren durumundaki davacının aktif husumet ehleyitinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, dosyada mevcut sigorta poliçesinde sigortalının dava dışı Mesta Traverten Mermer Tic. ve San. A.Ş. sigorta ettirenin ise davacı şirket olduğu görülmektedir. ...'nun 1446/....maddesinde; sigorta ettirenin poliçe elinde bulunmak koşuluyla sigortalının muvafakati olmaksızın ödenecek paraları alma ve sigorta tazminatını talep etme hakkının bulunduğu belirtilmiştir. O halde sigorta poliçesini elinde bulundurmak koşuluyla davacı ... ettirenin tazminat talep etme hakkının bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Bu durumda mahkemece, sigorta poliçesinin sigorta ettirenin elinde bulunup bulunmadığının belirlenmesi, poliçenin sigorta ettirenin elinde bulunduğunun anlaşılması halinde davacının aktif dava ehliyetinin varlığı kabul edilerek işin esasına girilmek suretiyle sonucuna göre bir
karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
...-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy