MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ....2011 tarih ve 2011/116-2011/58 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ ....620 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, 01.07.1998 başlangıç tarihli dövize endeksli yaşam sigortası poliçesi uyarınca ... yıl boyunca davalıya prim ödediğini, davacının ....06.2008 tarihli yazısı ile sigortalılık süresini uzatma isteğinin davalı tarafından kabul edilmediğini, bunun üzerine, müvekkilinin kanuni haklarını saklı tutarak davalı tarafından yapılacak ödemeyi talep ettiğini, davalının, ....822,53 USD ödeme yapacağını ancak süre sonu poliçe formunu ibranameyi de ihtiva eder şekilde imza ederse parayı ödeyeceğini bildirdiğini, davalının zorla sigortayı iştira ettiği gibi, ödeyeceği parayı da iştira tarihinden 8 ay ... gün sonra ....03.2009 tarihinde davacının bildirdiği hesaba gecikmeli olarak ödediğini, davalının taahhüt ettiği parayı eksik ödediği gibi zamanında da ödemeyerek müvekkilinin parasını 8 ay ... gün kullandığını ileri sürerek, geç ödemeden dolayı işlemiş avans faizi ve ödenmeyen ana para toplamı 20.746 TL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, hayat sigortası genel şartlarında ve dövize endeksli yaşam sigortası özel şartlarında, iştira bedelinin ödenmesi hususunda özel bir form doldurulması yönünde düzenleme getirilmediği, davacının bedelin ödenmesini talep etmesinden sonra şartlarda da açıkça düzenlenmeyen formun doldurulmamasından dolayı ödeme yapılmaması yerinde olmayıp davalı sigorta şirketinin geç ödemeden sorumlu olduğu, davacının, geç ödemeden kaynaklı faizden fazla zararları olduğunu belirterek munzam zararının da karşılanmasını istediği, davacının munzam zararını talep etmekte haklı olduğu, borçlunun temerrüdü ile zarar arasında uygun illiyet bağı bulunduğu, davalının kusuru ile geç ödeme yaptığı ve munzam zarardan kurtulmak için kusurlu olmadığını ispatlayamadığı, dolayısıyla faizle karşılanamayan bu zarardan da
sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 6.570,79 TL geç ödemeden kaynaklı faiz ve 8.259,66 TL munzam zarar olmak üzere toplam 14.830,45 TL'nın davalıdan tahsiline, 8.259,66 TL'ye dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 132,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy