(2004 S. K. m. 257)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 9.1.2012 tarih ve 2012/27-2012/27 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Meltem Akdeniz tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Alacaklı vekili, davalılardan M... Prefabrik Yapı Elemanları San.ve Tic. Ltd. Şti'nin müvekkili arasında yapılan genel kredi sözleşmesinin asıl borçlusu olduğunu, diğer davalıların kefilleri olduklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek alacağın muaccel hale geldiğini, borçluların mallarını kaçırma hazırlığı içinde olduklarını ileri sürerek müvekkilinin 145.758,42 TL nakit, 26.855,00 TL gayri nakit olmak üzere 172.613,42 TL alacağı için borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, talebin ödeme protestosunda belirtilen miktar yönünden kısmen kabulüyle 145.758,42 TL alacak için ihtiyati haciz kararı verilmiş, 26.855,00 TL'lik alacak yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Alacaklı vekili, davalı şirketin müvekkiliyle arasında yapılan genel kredi sözleşmesinin asıl borçlusu, diğer davalıların kefiller olduklarını bildirerek talepte bulunmuş, mahkemece yapılan yargılama sonunda talebin kısmen kabulüne karar verilerek 26.855,00 TL'lik gayri nakdi krediye yönelik olarak reddine karar verilmişse de, dosya içinde mevcut ve davalıların asıl borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu 14.6.2011 tanzim tarihli genel kredi sözleşmesinin 13. maddesinde, bankanın bu sözleşmeye dayalı olarak müşteri lehine düzenlenen teminat mektubu, garanti, kontgaranti veya lehine açılan ithalat akreditifleri veya ithalat kabul veya aval kredileriyle banka veya muhabirlerince kabul edilen veya aval verilen poliçeler sebebiyle bankanın da sorumlu olduğu tutarların müşteri tarafından depo edilmesini talep etmeye her zaman ve herhangi bir neden göstermeksizin yetkili olduğunun düzenlendiği anlaşılmakla, talebin tamamı yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kısmen ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy