MAHKEMESİ: ... 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27...2011 tarih ve 2010/137-2011/241 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dünyaca tanınmış firma olup çok sayıda tescilli markasının bulunduğunu, bu amaçla “Yaşam İçin Teknoloji” ibaresinin de müvekkili adına tescil edildiğini, davalıların ise www.yasamicinteknoloji.com internet sitesinin içerik ve yer sağlayıcısı olduklarını, müvekkili tarafından çekilen ihtara rağmen söz konusu internet sitesinin halen faal olduğunu ileri sürerek, davalıların marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerinin önlenmesine, 1.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili, davanın reddini savunmuş, diğer davalı davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’ın eyleminin marka hakkına tecavüz oluşturduğu, davalı şirketin ise yer sağlayıcı konumunda olup internet alan adı tescilinden dolayı sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı ... Ltd. Şti. hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı hakkında açılan davanın ise kabulü ile www.yasamicinteknoloji.com internet sitesinin davalı ... tarafından kullanılmasının ve internet alan adı üzerinde tasarrufta bulunmasının önlenmesine, 1.000 TL manevi tazminatın adı geçen davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, internet alan adı yer sağlayıcılığından kaynaklanan marka hakkına tecavüzün önlenmesi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı şirketin, ilgili internet alan adının yer sağlayıcısı olması nedeniyle sorumlu olduğunu belirtmiş, davalı şirket ise bu konuda herhangi bir yükümlülüğünün bulunmadığını bildirmiştir. Davaya konu internet alan adındaki ibare, davacı tarafından yoğun şekilde kullanılan bir marka ve slogan olup, davalı şirketin söz
konusu ibarenin alan adı olarak bir başka kişi adına tescili ile internet erişimine katkı sağlanmasında gerekli araştırmayı yapması zorunludur. Bu kapsamda, ilgili hizmet verilirken yer sağlayıcılar açısından da basiretli bir tacir gibi davranış yükümlülüğünden söz etmek mümkündür. Öte yandan internet alan adının tescilinin ardından davacı tarafça davalı yer sağlayıcı şirkete ihtarname gönderilerek, marka hakkına tecavüzün durdurulmasının istendiği ve davalı yer sağlayıcı tarafından söz konusu ihtara rağmen herhangi bir girişimde bulunulmadığı da açıktır. Bu durumda, mahkemece, davalı yer sağlayıcı şirkete de husumet düştüğü kabul edilerek, işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, değinilen gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy