MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../.../2011 tarih ve 2011/263-2011/443 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, “MESA” sözcüğünün davacı adına ticaret unvanı ve marka olarak tescil edildiğini, “MESA” markasının tanınmış hale geldiğini, davalının “MESA” ibaresini ticaret unvanı olarak tescil ettirip kullanmasının iltibas ve haksız rekabet yarattığını, davalının bu isimle reklam yaptığını, ayrıca “www.mesainşaat.com.tr” alan adını kullanmakta olduğunu ileri sürerek, davacının tescilli markasına ve unvanına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine, davalının “MESA” ibaresini her türlü kullanımının önlenmesine, “MESA” ibaresinin davalının ticaret unvanından terkinine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, “ME-SA İnş. Mad. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti.” ibaresinin şirketlerinin ticari adı olduğunu, ticari unvanlarında yer alan “ME-SA” sözcüğünün şirket ortakları olan Mecit Aydın ile Sabri Tığ'ın baş harflerini temsil ettiğini, www.mesainsaat.com.tr alan adının yasal yollarla alındığını, davacı şirket ile bir ilgisi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının ticaret unvanın usulüne uygun olarak tescil edildiği, “MESA” esas unsurlu alan adı kullanımının belirtilen tescil çerçevesinde olduğu, davalının alan adı içeresindeki ilanlarının markasal bir kullanım olmadığı, ticaret unvanının aynen yazılarak kullanıldığı, davalının “MESA” ibaresini markasal kullanımının kanıtlanamadığı, davalının ticaret unvanını 1996 tarihinde tescil ettirdiği, o tarihten bu yana davalı şirketin ticaret unvanı ya da faaliyet alanı konusunda herhangi bir değişiklik yapılmadığı, davalının ticaret unvanını tescilinde kötü niyetli olduğu konusunda somut deliller de ibraz edilmediği, davalının ticaret unvanını tescil ettirdiği tarihten ... yıl gibi bir süre geçtikten sonra açılan davanın TMK'nın .... maddesi anlamında sessiz kalma yolu ile hak kaybına yol açtığı gibi, aleni olan ticaret sicil kayıtlarını incelemeyen davacının kendi tesciline dayanarak yatırım yapan davalının tescilinden çok uzun yıllar geçtikten sonra ticaret unvanının terkinini istenmesinin objektif iyi niyet kurallarına uygun düşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye ...,... TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.