MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... . Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/12/2011 tarih ve 2011/97-2011/430 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilinin 2009/39300 sayı ile "... +şekil" ibaresini 35.,36.,37.,39.,40.,42. Sınıfta marka olarak tescil başvurusunda bulunduğunu, Markalar Dairesi Başkanlığı'nca daha önce tescilli bulunan ... sayılı "..." ibareli marka dayanak gösterilerek başvurularının 36.sınıfta yer alan "finansal ve parasal hizmetler" için reddedildiğini, 2002/05887 sayılı "... DIŞ TİCARET" ibareli markanın varlığı nedeniyle başvurunun 35. sınıfın tümü ve 40. Sınıfta bulunan "plastik işleme hizmetleri" hariç tüm hizmetler için reddedildiğini, oysa müvekkiline ait başvuru ile redde dayanak markaların aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını, ayrıca müvekkilinin markasının 2005 yılından itibaren başta 35. sınıf olmak üzere reddedildiği tüm sınıflarda kullanıldığını, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından biri olduğunu, redde dayanak markaların sahipleri tarafından aynı veya aynı tür mal/hizmetlerde kullanılmadığını ileri sürerek, ...'ya itiraz ettiklerini, itirazın ...'nun 11.01.2011 tarih ve 2010-M-5114 sayılı kararı ile reddedildiğini ileri sürerek, iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent Enstitüsü vekili, davacı tarafın tescil başvurusunda bulunduğu marka ile redde mesnet markaların telaffuz, biçim ve anlam itibariyle benzer olduklarını, müvekkili Enstitüce yapılan işlemlerde bir isabetsizlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davaya konu marka başvurusu ile redde dayanak markaların 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi anlamında aynı olmadığı gibi, ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığı, davacıya ait 2010/28667 sayılı "..." markasının başvuru tarihinin davaya konu başvurudan sonra olduğu ve ayrıca işaret farklı olduğundan, müktesep hak oluşturmayacağı, 2009/39305 sayılı markanın başvuru tarihi itibariyle, müktesep hak oluşturmayacağı, 2007/59360 sayılı markanın tescil tarihi itibariyle ve işaret olarak aynı
olmadığından müktesep hak sağlamayacağı, 2005/39845 sayılı "...+şekil" markasının işaret olarak müktesep hak sağlayabileceği kabul edilse bile, ait olduğu hizmet grupları davaya konu marka başvurusunda bulunmadığından yine müktesep hak sağlamayacağı, marka başvuru tarihi olan 23.07.2009 tarihi dikkate alındığında markanın kullanımla ayırt edicilik sağladığı iddiasının dinlenmesinin mümkün görülmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, ... ...’nun 11.01.2011 tarih ve 2010-M-5114 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.