MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18...2011 tarih ve 2010/200-2011/234 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 2002 yılından beri “barcode” işletme adı ile restoran, kafe ve bar işletmeciliği yapan ve ticaret unvanı da “barcode”un Türkçe karşılığından oluşan müvekkilinin 2008/15337 sayılı ''BARCODE restaurant cafe bar'' ibareli marka başvurusuna, davalının 2007/13998 sayılı ''BARCODE'' ibareli markası gerekçe gösterilerek itiraz edildiğini, müvekkili marka başvurusu ile davalı markasının ve kapsadıkları mal ve hizmetlerin farklı olduğunu, müvekkilinin hem ticaret unvanı hem de tescilsiz olarak uzun zamandır bu ibareyi kullanması nedeniyle söz konusu ibare üzerinde hak sahibi olduğunu, müvekkili şirketin eski ortağının 2002 yılında takipsiz kalan bir marka başvurusu bulunduğunu, 4 yıl önce kurulmuş olan davalı şirketin kendi müşterisi olan firmanın kullandığı ibareyi erken davranmak suretiyle marka olarak tescil ettirmesinin iyiniyetli olmadığını belirterek ... kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacı marka başvurusu ile davalı markasının benzer olduğunu, iltibas tehlikesinin bulunduğunu, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davacının eskiye dayalı kullanım iddiasını ispatlayamadığını, dava konusu başvurunun müvekkili markası ile aynı ve benzer olup, iltibas tehlikesi bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu marka başvurusu ile davalı markası arasında, dava konusu tüm hizmetler bakımından 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında iltibas bulunduğu, dava konusu ... kararının yerinde olduğu, davacının önceye dayalı kullanım iddiasının 556 sayılı KHK'de yapılan değişiklik dikkate alındığında davaya etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, ....02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy