MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27...2011 tarih ve 2011/528-2011/428 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette her biri 1.000 TL nominal değerde toplam15.000 adet hisseye sahip olduğunu, şirketin 31.03.2003 tarihli olağan genel kurul toplantısında 293.592.609.528.463 TL'nın ortaklara her 1.000TL'lık hisseye %58.718,52 oranında nakit kar payı olarak dağıtılmasına, ortaklara dağıtılacak net karın S.P.K'nın ....03.2003 tarih ve .../291 sayılı kararı doğrultusunda 100.532.961.079.948 TL'nın 1. taksit olarak 20.05.2003 tarihinde ve bakiye 193.059.648.448.515 TL'nın .... taksit olarak ....09.2003 tarihinde ödenmeye başlanmasına karar verildiğini, 1. kar payı taksitlerinin 20.05.2003 tarihinde ödendiğini, .... kar payı olan 1.417.082.595 TL'nın ödenmediğini ileri sürerek, 5.768,31 TL'nın ....09.2003 tarihinden itibaren ticari faziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirket ortağı olan davacının şirket aleyhine dava açmasının mümkün olmadığını, ....06.2003 tarihinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nca müvekkili şirkete el konulduğunu, yönetim kurulunca ödemelerin mücbir sebep nedeniyle ertelenmesine karar verildiğini, bu nedenle muaccel olmuş borcun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, ... .... Sulh Ceza Mahkemesi'nin 4208 sayılı Kanun'un ...., 7. ve 9. maddeleri uyarınca tesis ettiği 2003/391 sayılı müteferrik kararı ile davalı şirketin tüm malvarlığının dondurulduğu, her türlü tasarruf yetkisinin askıya alındığı, kar payının ikinci taksitinin genel kurulda belirtilen günde veya dava tarihi itibariyle ödenmesi bakımından davalı şirket açısından hukuki ve fiili bir engelin bulunduğu, borçlarını ödeme ve ortaklarına kar payı dağıtma imkanının hukuken ve fiilen elinden alındığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, ....02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy