MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06...2011 tarih ve 2008/286-2011/549 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin, ortakları ...ve davalı ... olan bir aile şirketi olduğunu, 2004 yılından buyana davalının ihtiyacı nedeniyle sürekli olarak şirketin Garanti Bankası ... Şubesi nezdindeki hesabından davalının Garanti Bankası ... Şubesi nezdindeki hesabına havale yoluyla nakit para aktarıldığı gibi, şirket muhasebesineverdiği talimat ile kendisi adına birçok ödeme yapıldığını, davalının bu şekilde 2004 yılından başlamak üzere asıl alacak ve faiz toplamı olmak üzere 450.976,67 TL şirkete borçlu olduğunu, vergi usul kanunu gereğince anonimşirketlerde ortaklara verilen paralara şirket hesabından çıktığı tarihten itibaren şirketçe kullanılan kredi faiz oranında faiz uygulanması gerektiğinden şirketin verdiği ana para yanında faiz alacağınında oluştuğunu, ortaklara 27/11/2007 tarihinde yönetim kurulunca alınan karar gereğince, şirkete olan borçlarını ödemeleri konusunda ihtarname gönderildiğini, davalıya gönderilen ihtarnamenin 08/.../2007 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalının borçlarını ödemediğini, diğer iki ortağın taksitlerlede olsa borçlarını kapatmış olmalarına rağmen davalının ödeme konusunda hiçbir girişimde bulunmadığını ileri sürerek, şimdilik ....000,00 TL'nin 04/.../2007 tarihinden itibaren %... reeskont iskonto faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin bir aile şirketi olan davacı şirketin ortağı olduğunu, müvekkilinin ve diğer ortakların ortak mülkleri olan bir arsa ve müştemilatının yıllardır şirketin faaliyetlerini sürdürdüğü hazır beton vs. Inşaat malzemeleri imalatı ve deposu olarak davacı şirketin kullanımında olduğunu, ayrıca ailenin ortak mülkü bir apartmanın tamamının da diğer ortaklar tarafından kiraya verildiğini, tüm bu kiralardan müvekkilinin hissesine düşen miktarın müvekkilin Garanti Bankası ... Şubesi'ndeki hesabına yıllardır ödendiğini, ancak müvekkilinin son iki yıla kadar şirket hesapları konusunda hiç bilgilendirilmediğini, müvekkilinin iki yıl önce detaylı bilgi istemesi üzerine yönetim kurulu başkanı ...'un rahatsız olduğunu ve gizlilik içinde yönettiği şirket ve mülkleri
konusunda dahada kapalı bir tutum izlemeye başladığını, bu davanın da sözkonusu tutumun bir uzantısı olduğunu, müvekkilinin kendisine borç verilmesi yönünde hiçbir talebi yada talimatı olmadığı gibi borçta almadığını, şirketin memurları eli ile ancak kendi parası ile bazı kişisel borçlarını ödettiğini, bir ticari şirketin kasasında ortaklara borç verilmesinin hem mali yasalara hemde hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının müvekkilini borçlu çıkarmak adına şirket kayıtlarında bir takım gerçek olmayan hareketler yapıldığını, tacir olmayan müvekkilinin şirketin borç para verdiği iddiasının kesinlikle doğru olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi incelemesi sonunda düzenlenen raporda davacı tarafından davalıya havale yoluyla gönderilen ödemelerin şirketin ortağa karşı olan bir borcunun ödemesi veya şirketten ortağa bir borç verilmesi şeklinde yorumlanabileceğinin belirtildiği, davalının yargılamanın her aşamasında şirket hesaplarında fiktif hareketler yapıldığı ve şahsi ödemelerin ve banka havalelerinin kendisi tarafından yapıldığını belirttiği,Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin istikralı içtihatlarına göre havale dekontlarında havalenin hangi amaçla yapıldığı belirtilmedikçe kural olarak havalenin mevcut bir borcun tediyesine yönelik olarak yapıldığının kabulünün gerektiği, banka havalelerine ilişkin olarak davacının, davalıya yemin teklif etme hakkını kullandığı, yemin teklifinin davalı tarafça kabul edildiği, duruşmada dava konusu olan ve "gönderen kendisi" şeklindeki ibareyi taşıyan havalelerin hiçbirisinin şirket hesabından borç olarak gönderilmediği, bu havalelerin bizzat kendisi tarafından gönderildiği ve bedellerinin bizzat kendisi tarafından ödendiği yönünde yemin ettiği gerekçesiyle,sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 119,00 TL temyiz başvuru ile ...,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.