MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/11/2011 tarih ve 2010/416-2011/435 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Vakıflar Bankası ... Şubesi nezdindeki hesabından 9.964 TL toplam paranın başkalarına ait hesaplara müvekkilinin izni, bilgisi ve isteği dışında internet bankacılığı yoluyla aktarmalar yapıldığını, bu işlemler neticesi müvekkilinin şikayeti üzerine ceza davası açıldığını, davalı bankanın dolandırıcılık olaylarının meydana gelmesinde bankacılık hizmetinin sunumu ve güvenliğin sağlanmaması açısından asli kusurlu olduğunu, ileri sürerek 9.964 TL'nin olay tarihi olan 01/11/2005 tarihinden itibaren en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bankanın teknik olarak mevcut üst düzey korumayı kullandığını bu sebeple kusurlu olmadıklarını, söz konusu olayda gerçekleşen saldırının banka sistemine değil müşteri hesabına yönelik olduğunu, ceza davasının sonuçlanmasının beklenilmesi gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, bilirkişi incelemesine göre Vakıfbank'ın bilgi işlem merkezinde yapılan incelemede bankanın fiziki olarak güvenlik tedbirlerini aldığı ve yapılan sahteciliğin davalı bankanın internet güvenlik duvarlarının aşılması ile yani sistemine ait şifrelerin kırılması ile gerçekleştirilmediği, bankanın bu yönden bir kusurunun bulunmadığı, ancak bankaların itimat ve güven müessesesi oldukları ve bu güvene dayalı olarak müşterilerinin yatırdıkları mevduatı muhafaza etmek ve vadesi geldiğinde faizi ile ödemekle yükümlü oldukları, bu sebeple de müşterilerinin internet bankacılığı işlemleri ile ilgili olarak ek güvenlik önlemleri almaları gerektiği, bu cümleden olarak davalı bankanın internet bankacılığı kullanılarak aynı bankadaki başka bir hesaba havale yapması halinde müşterisinin cep telefonuna mesaj gönderip işlemden bilgi vermesi gerekirken ve onay alması da gerekirken bu yükümlülüğünü yerine getirmediği, ek güvenlik tedbirleri almayan bankanın hafif kusurundan dahi sorumlu olduğu, gerekçesiyle davanın kabülüne, 9.964 TL'nin 01.11.2005 tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankası'nın belirlediği değişen oranlarda avans faiziyle davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 532,60 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, .../02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy