MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.12.2011 tarih ve 2005/649-2011/316 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ...Şirketi'nin dava konusu tasarımın sahibi olduğunu, müvekkili şirket adına tescilli çeşitli ... markalarının bulunduğunu, bu markaların ayırt edici özelliklerinin bulunduğunu, davalı şirketin müvekkili ile aynı alanda faaliyet gösteren bir şirket olarak dava konusu 22/01/2002 tarihli 2002/1606 ve 01/08/2002 tarihli 2002/19344 sayılı iki adet ... + şekil markalarının sahibi olduğunu, davalının bu markalarının ayırt edici unsurları ile müvekkilinin ürettiği ürünlerin ayırt edici unsurlarının aynı sayılabilecek derecede yakın olduğunu ileri sürerek 22/01/2002 tarihli 2002/1606 ve 01/08/2002 tarihli 2002/19344 sayılı iki adet ... + şekil markalarının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, markalar ve ürünler arasında ilişki olduğu ihtimalinin bulunmadığı, markaların halk arasında karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirket adına ... nezdinde 22.01.2002 tarihli 2002/1606 tescil numaralı ve 01/08/2002 tarihli 2002/19344 tescil numaralı "... + ŞEKİL" tasarımın davacı ... Incorporated firmasının "..." tasarımı karşısında yeni ve ayırt edici olmaması nedeniyle hükümsüz sayılmasına ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy