MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/05/2011 tarih ve 2009/568-2011/308 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 26.09.2008 tarihinde meydana gelen aşırı yağışlarda sigortalıya ait işlerinin bulunduğu binanın rögarının tıkandığını, sigortalı deponun atık su giderinden geriye tepen suyun hasara yol açtığını, tıkanan ana rögarın davalınının sorumluluğunda olduğunu ileri sürerek, sigortalıya ödenen 8.130 TL ve 715 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, hasarın sigortalı işyerinin konumundan kaynaklandığını, Deşarj Yönetmeliğine göre kanalizasyon şebekesine bağlı veya bağlanacak olan binaların bodrum katlarının atık suları cazibe ile akıtılabilse dahi, mal sahibi,yüklenici veya apartman yöneticisinin parsel çıkış bacasında atık suyun geri gelmesini önleyecek tedbirler alması gerektiğini, müvekkili idaresinin kusurunun bulunmadığını, istenen tazminatın fahiş olduğunu, avans faizi istenemeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, işyerinin bulunduğu binanın belediye onaylı mimari projesinin bulunduğu, davalı ...'nin yapı kullanma izin belgesine onay verdiği, yapı denetiminin düzenlendiği ve yapı denetim elamanlarınca imzalanan bu belgede, "dava konusu yapının tüm bölümlerinin incelenmesi sonucunda binanın; İmar Kanunu'na,yapı denetimi hakkındaki mevzuata, imar planına, yönetmeliklere, ruhsat ve eklerine, bilimsel ve teknik kurallara, Türk Standartlarına uygun olduğu" hususunun yer aldığı, yapılan bu tespitlere göre hasarın meydana gelmesinde binadan kaynaklanan bir kusur bulunmadığı, hasarın tamamından davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 8.130 TL ve 715 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı rucuan tazminat istemine ilişkindir. Davalıya ait kanalizasyon borusunun tıkanarak geri tepmesi sonucu davacıya sigortalı işyerinin hasara uğradığı hususu çekişmesizdir. Mahkemece kusur oranı ve hasarın tespiti yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan ek rapora itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda, sigortalı işyerinin bulunduğu ana binanın Belediye onaylı mimari projesinin bulunduğu, binaya yapı kullanma izin belgesi verildiği, davalı ...'nin yapı kullanma izin belgesine onay verdiği, yapı denetim elamanlarınca düzenlenen belgede de binanın İmar Kanunu'na, yapı denetimi hakkındaki mevzuata,imar planına, yönetmeliklere, ruhsat ve eklerine, bilimsel ve teknik kurallara, Türk Standartlarına..., uygun olduğu hususunun yer aldığından bahisle, hasarın binanın yapımındaki bir eksiklikten kaynaklanmadığı, tüm kusurun davalıda olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Oysa davalı vekili, Dejarj Yönetmeliğine göre davacının sigortalısının parsel çıkış bacasında atık suyun geri gelmesini önleyecek tedbirleri alması gerektiğini, bu yönüyle müvekkilinin bir sorumluluğunun olmadığını savunmuş olup, bilirkişi ek raporunda davalının bu savunması değerlendirilmediği gibi, davacının sigortalısının en azından müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, geri tepmeyi engelleyici tedbirler alıp almayacağı hususları üzerinde hiç durulmamıştır.Sigortalıya ait işyerinin bulunduğu binanın, projesinin onayından yapı kullanma izin belgesinin verilmesine kadarki aşamalarında, davalı idarenin denetim görevini gerektiği gibi yerine getirmemiş olması kusurunun yoğunluğunun tespitinde önem arzetmekte ise de, salt idarenin denetim görevini ihmal etmiş olması, binanın sahibi,yüklenicisi veya yöneticisinin geri tepmeyi önleyecek tedbirleri alma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Bu itibarla, mahkemece hasarın meydana geldiği yerin kanal bağlantısına ait evraklar, Deşarj Yönetmeliği hükümleri ve geri tepmenin oluş şekli değerlendirilmek suretiyle zararın meydana gelmesinde davacının sigortalısı veya bina yönetimi gibi başkasının kusurunun olup olmadığı yönlerinde bilirkişi kurulundan ek rapor alınması veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bente açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.