MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.07.2004 tarih ve 2002/279-2004/266 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... ... Şubesi'nde hesabının bulunduğunu, banka personelinin aldatması ve kasti yönlendirmesi ile parasının ... hesabına yatırdığını, müvekkili parasının hiçbir zaman ... hesabına gitmeyip, ... A.Ş'nin uhdesinde kaldığını, banka tarafından şubelere gönderilen yazılarda hedef gösterilerek paraların ... hesaba yönlendirilmesinin istenildiğini, banka personelinin mudileri istedikleri irade beyanında bulunmaya zorlamak için hatalı fikrin doğumuna veya teyidine ya da devamına kasten sebebiyet verdiklerini, mudilerin banka personelinin prim usulü hileli yönlendirmesiyle akdin icrasına neden olunduğu için akdin geçerli olmadığını ileri sürerek, 12.475,36 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
... ... ... Ltd. dışındaki davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Davalı ... ... ... Ltd’ye tebligat yapılamamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının parasının ... hesabına havale edilmesi konusunda talimatı bulunduğunun taraflar arasında tartışmasız bulunduğu, davacının hesabının ... ... ... Ltd'de olması nedeniyle davacının öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davanın henüz erken açılan bir dava olduğu gerekçesiyle, davalı ... ... ... Ltd. hakkındaki davanın HUMK’nın 409. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve davalı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ... A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, davalı ... A.Ş. (... A.Ş.)’nin külli halefi olduğu ... A.Ş. ... Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak ... ... ... Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı ... ... ... Bank Ltd. hakkında açılan davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar hakkındaki davanın ise henüz erken açılan bir dava olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra ... 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi olduğu ... A.Ş’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “... hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 19.....2006 gün ve 1600- 16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı ... ve ... A.Ş’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, ... A.Ş. aracılığıyla ... hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraları Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktardıkları, ... bankasının paravan bir şirket olarak davalı ... tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, ... A.Ş’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer ... hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle ... hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını ... ... ... Ltd’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalılara yöneltilen davanın erken bir dava olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nın 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nın 41, ...’nın 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca davalı ...’in, yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların, davalı şirketin ve davalı ... A.Ş'nin davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği husularının tartışılıp değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukanda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, davalı banka harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, ....03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.