MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2011 tarih ve 2010/335-2011/644 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden tahsil ettiği parayı geri ödemediğini, müvekkilince davalı şirket aleyhine ...Asliye Hukuk Mahkemesi .... Sivil Hukuk Dairesi'ne açılan davanın müvekkili lehine sonuçlandığını, yabancı mahkeme kararının kesinleştiğinin .../08/2007 tarihinde karara şerh edildiğini ileri sürerek ...Asliye Hukuk Mahkemesi .... Sivil Hukuk Dairesi'nin ... O 31/06 numaralı kararının müvekkili ile ilgili bölümünün tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak müvekkiline tebliğ edilmediğini, yetkisiz vekile tebliğ edildiğini ve tenfiz şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...Ş.'nin vekili Av. ...ve partnerine mahkeme kararının 19.06.2007 tarihinde tebliğ edildiği, ancak anılan avukatların şirket adına yetkilendirilmedikleri için yetkisiz vekile tebligat yapılması suretiyle kararın kesinleştiği, bu durumda MÖHUK'nın 50. maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir karar olduğundan söz edilemeyeceği, kesinleşmenin dava ön şartı olup kesinleşmeyen ilamlara karşı tenfiz istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkeme kararında da değinildiği üzere çekilme dilekçeleri tenfizi istenilen somut uyuşmazlığa ait yargılamada değil benzer başka bir davadaki yargılamaya ilişkin olarak ilgili dosyaya sunulmuştur. Bu nedenle, bu dosya için de çekilme dilekçesi verilip verilmediği araştırılmadan, başka dosyalar için verilen dilekçe göz önünde bulundurularak yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy