(2004 S. K. m. 257)
Dava: Taraflar arasında görülen davada S... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.02.2012 tarih ve 2012/17-2012/20 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi F. K. O. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, müvekkiliyle borçlu arasında imzalanan genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi kapsamında ticari kredi kullanımı sebebiyle hesap kat tarihi itibariyle karşı taraftan 3.638,58 TL alacaklı olduğunu, borçluya yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını, borçlunun mali durumunun bozulduğunu ve mal kaçırma işlemlerine başladığını belirterek aynı alacak için başlatılan ve henüz kesinleşmeyen icra dosyasında infaz edilmek üzere ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan incelemede, dosya kapsamı ve alacaklı tarafından sunulan belgelere göre, borca dair olarak bir icra takip dosyasının bulunduğu ve borçlunun mal kaçırma girişiminde olduğuna dair delil bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz kararı verilmesi yönündeki talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
İstem, ihtiyati haciz kararı verilmesine dair olup, mahkemece yukarda yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için, mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz yolu başlı başına bir icra takip yolu değildir. Alacaklı borçluya karşı alacak davası açtıktan veya icra takibi yaptıktan sonra da aynı alacak için ihtiyati haciz isteyebilir. Yine, İ.İ.K.nun 257. maddesi kapsamında muaccel bir borcun varlığı halinde mal kaçırma hazırlığında olma koşulu da aranmamaktadır. Bu kapsamda, somut olayda ihtiyati haciz talep eden alacaklının ihtiyati haciz talep etmekte hukuki yararı bulunduğunun kabulüyle istem yönünde karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple ihtiyati haciz isteyen yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın ihtiyati haciz isteyen yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 17.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy