MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/09/2011 tarih ve 2009/532-2011/400 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkilinden aldığı parayı ödememesi üzerine ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açtığı davanın kabul edildiğini ve kararının kesinleştiğini ileri sürerek, anılan bu kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 5718 sayılı MÖHUK’nun 53. maddesinde tenfize konu ilamın kesinleşmiş olması gerektiği, 54. maddesinde ise tenfiz kararı verilebilmesinin düzenlendiği, bu hüküm gereğince yabancı mahkemenin o devlet kanuna göre verilmiş kararlarının icra olunabilmesi için gereken şartlardan birinin de, kendisine karşı tenfiz istenen tarafın savunma hakkına ilişkin usuli işlemlere uyulmuş olması olduğu, 1965 tarihli Hukuki ve Ticari konularda Adli ve Gayrı Adli belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi'nin .... maddesine Türkiye’nin çekince koyduğu, bu durumda Türkiye Cumhuriyeti’ne yapılacak tebligatlarda bu madde hükmünün uygulanmasının mümkün olmadığı, tüm tebligatların ... vasıtasıyla yapılması gerektiği, davacı tarafın davaya dayanak mahkeme kararını ve dava dilekçesini davalı tarafa yukarıda açıklandığı üzere tebliğ ettiğine dair belgeleri ibraz etmediğinden, MÖHUK 53. maddesinde belirtilen şekilde kesinleşmiş bir kararın söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, yabancı mahkeme ilamının tercümesi ve eklerinden, davalının, mahkemenin adi posta yoluyla gıyabi karar tebliğine, tebligat yönünden itiraz ettiği ve bunun üzerine Lahey Sözleşmesi hükümleri uyarınca hukuki yardım yoluyla 06.08.2007 tarihinde davalıya tebligat yapıldığı ve davalının da mahkemede Av....tarafından temsil edildiği, verilen kararın da ...’de bulunan davalı vekiline ....2007 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış olup, mahkemece bahsi geçen usulüne uygun tebligatlara rağmen yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ....02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.