MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 36. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/11/2011 tarih ve 2011/155-2011/67 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankanın ... Şubesinde ... nolu hesabın sahibi olduğunu, 18.03.2009 tarihinde bu hesap üzerinde 85.108.84.210 Nolu İP üzerinden saat 16:02:49'da, 22.000,00 TL'nin müvekkilinin bilgisi ve talimatı dışında dava dışı ... ... şubesinde ... nolu hesabın sahibi ... ... adına internet bankacılığı yolu ile EFT yapılarak aktarıldığını, müvekkilinin girişimi sonucu ...'ta tutarın 400,00 TL'lik kısmının hesaba iade olunduğunu, suç teşkil eden olayın ... Cumhuriyet Başsavcılığına duyurulduğunu, zararın diğer kısmının davalı bankadan talep edilmesine rağmen bankanın Akıllı SMS Sistemi'nin varlığına dayanarak, dolandırıcılığı gerçekleştiren kişilerin yeni bir SİM kart alarak kullanmalarının bankanın inisiyatifi dışında olduğu gerekçesiyle bankanın zararı ödemediğini, oysa bankanın bu tür dolandırıcılıkları önceden bilmesine rağmen gerekli önlemi almadığını, bankanın sorumluluğunun objektif özen yükümlülüğü olduğunu, güvenli olmayan yöntemlerden müşterileri uzak tutması gerektiğini, açıklanan nedenlerle bakiye ....600,00 TL'nin ticari faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; SİM kartın yanlış ellere geçmesine neden olan AVEA İletişim Hizm. A.Ş. ve Bankayı uyarmayan davacının da kusurlu olduklarını, bankanın sorumluluğunun kendi web sitesinden gerçekleştirilen işlemlerle sınırlı olduğunu, banka sisteminde bir hata veya kusur söz konusu olmaması nedeniyle kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, işlemin müşteri bilgisayarında meydana geldiğini, davacının ya kişisel bilgisayarında gerekli güvenlik tedbirlerini almadığını, ya da şifre ve parolasını başkalarıyla paylaştığını ve olayın bu suretle meydana geldiğini, sözleşmenin 99. maddesinde bu tür olaylarda bankanın sorumsuzluk halinin düzenlendiğini, bankanın müşteriye çeşitli güvenlik önlemleri sunduğunu, ayrıca bankanın sitesinde müşterilerin uyması gereken genel güvenlik uyarılarının tek tek belirtildiğini, ancak davacının bunları yerine getirmediğinin anlaşıldığını savunrak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan şirket vekili; müvekkili şirketin bir ihmal ve kusuru bulunmadığı gibi, zarar doğurucu olay ile, müvekkili şirketin verdiği abonelik hizmeti arasında bir illiyet bağı da bulunmadığını, şifre güvenliğinin korunmaması ve banka tarafından yeterli güvenlik önlemlerinin alınmamış olması nedeniyle zararın doğduğunu, şifrenin ilgili hesap sahibine ulaştırılmasında tüm işlemlerin banka tarafından gerçekleştirildiğini, salt SİM kartın yenisinin çıkartılmış olmasının, zararı doğurmaya elverişli olamayacağını beyan ederek müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davacının davalı bankadaki hesabından 22.000,00TL'nın 18.03.2009 tarihinde, internet şifresi kırılmak suretiyle dava dışı ... ... Şubesinde dava dışı ... ... hesabına EFT ile gönderildiği, paranın adı geçen kişi tarafından hesaptan çekildiği, ancak emlakçılık ile iştigal eden hesap sahibinin, taşınmazın alış bedeline mahsuben gönderildiğini beyan ettiği bu parayı, alımdan cayan kişilere iade ettiğini ifade ettiği, davacının işleme itirazı sonrası olayın anlaşılması üzerine tutarın ödenmeyen 400,00 TL'lık kısmının davacının bankasındaki hesabına iade olunduğu, davacının, müşterileri için zorunlu kılınan OTP'lerden Akıllı SMS'i seçtiği ve kullanmakta olduğu, bu sistemde işlem şifresinin SMS ile müşterinin cep telefonuna gönderildiği, ancak davacının SİM kartının, kötü niyetli kişilerce sahte nüfus cüzdanı ibraz edilerek değiştirildiği ve bu şekilde davacının telefonu ele geçirilerek, elde edilen şifre ile dava konusu havale işleminin gerçekleştirildiği, bankanın bu uygulamasının tam güvenlik sağlamadığı, müşterilerin SİM kartlarının çalıntı veya sahte nüfus cüzdanları kullanmak suretiyle değiştirilip şifrelerin elde edilmesi karşısında yeterli tedbir olmadığının yaşanan benzer olaylarda da görülmekte olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Banka vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı Banka vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.154,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, ....02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy