MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22/12/2011 tarih ve 2010/333-2011/702 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ve ayakkabı mağazası olarak işletilen işyerinin 05.11.2006 tarihinde davalıya ait üst katta bulunan işyerindeki musluğun açık bırakılması sonucu sızan sular nedeniyle hasar gördüğünü, 16.749,00 YTL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalıdan rücuan tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zararın müvekkilinin işyerinde meydana gelen su baskını ile ilgisi bulunmadığını, su baskınından bir gün sonra sigortalı işyerine gittiğinde birkaç çift ayakkabı ve duvarlarda hafif nemden başka iddia edilen miktarda hasar bulunmadığını, kötüniyetli olarak ... gün sonra hiç oluşmayan zararın oluşmuş gibi gösterilmesinin sebebinin sigortadan tazminat alabilmek olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait iş yerindeki musluğun açık bırakılması sonucu sızan suların davacının sigortalısına ait ayakkabı mağazasına sızması sonucu dekorasyon hasarı ile burada bulunan demirbaşlar, klima, yazar kasa, elektronik eşyalar, elektrik tesisatı ve ayakkabıların hasar gördüğünün anlaşıldığı, bozma sonrası alanında uzman bilirkişilerin verdiği rapor ve ek rapor dikkate alınarak meydana gelen zararın ....673,95 TL olduğu, davalının oluşan hasarlardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 837,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy