MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.09.2011 tarih ve 2010/331-2011/254 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, alınan konut kredisi sebebiyle davalı nezdinde ferdi kaza sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan müvekkillerinin murisi...ın bir soruşturma üzerine evine gelen polislere yakalanmamak için balkondan kaçmaya çalışırken düşerek hayatını kaybettiğini, murisin ferdi kaza poliçesi genel şartlarına uygun olarak bir kaza sonucu vefat ettiğini belirterek şimdilik ....000,00 TL tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların murisinin ölümünün Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları kapsamında kaza olarak kabul edilemeyeceğini, Genel Şartlar 5/d maddesi uyarınca, davacıların murisinin kesinleşmiş cezaları nedeniyle polislerce aranmasının, bu amaçla polislerden kaçmaya çalışmasının ağır tehlike hali olarak nitelendirilmeyeceğini, olay sırasında murisin alkollü olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar murisinin sigortalı olarak bulunduğu sırada kendisini polis takibinden kurtarmak için apartmanın 8. katında olan dairesinin balkonundan sarkıttığı çarşaf ile kaçmaya çalışırken düşerek öldüğü, normal bir insanın bu şekilde bir eylemin hayatını açıkça tehlikeye düşürecek bir durum yarattığını bilebilecek konumda olduğunu, bu kapsamda, sigortalının polis takibinden kurtulmak için böyle bir eylemde bulunmasının Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları'nda öngörülen kendisini bilerek ağır bir tehlikeye maruz bırakacak harekette bulunma halini oluşturduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, ....02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy